Site icon İslam & İslamiyet – Kevser.Org

İslam Dayanışması mıydı Olimpiyatlar?

Şimdi isim zaten baştan yanlış zaten!

Neden? Diyeceksiniz.

Bir kere İslam dayanışması olması için, içeriğin İslam’la ilgili olması gerekiyor.

İslam’la ilgisi olmayan bir şeyde İslam dayanışması nasıl olacak?

Tamam belki niyetler iyidir! İşte halkının geneli Müslüman olan devletlerin dayanışması ve fark edilebilirliği artırmak anlamında olumlu bir bakış açısı üzerine inşa edilmiş olabilir. O zaman ismi “İslam devletleri olimpiyatları” olabilir ama onun da uygunluğu tartışılır! Zira orada bulunan devletlerin çoğu laik veya diğer İslami olmayan sistemlerle yönetilen hatta bir kısmında Müslümanların baskı altında bulunduğu mantalitelerin geçerli olduğu yapılar bile var.

İslam anlayışına göre bir devletin İslam devleti olabilmesi için İslami kurallar ile yönetilmesi gerekiyor. Tabi bu sözde İslam cumhuriyeti olarak geçip gerçekte keyfine geldiği gibi bir kurallar anlayışına da sahip olamamalı. Bu devletlerin hangisi İslam hukuku ile yönetiliyor ki İslam devleti olsun.

“Halkları Müslüman olan devletler” demek daha münasiptir. Ama Güney Amerika’dan da devlet alınmış baktım inançsal durumlarına Müslüman sayısı yüzde on, yüzde yirmi civarında. Varsın olsun Allah Müslümanların sayılarını artırsın.

Olumlu bakış açımıza göre orada olmalarını tebliğ anlamında iyi bir durum olarak yorumlamak istiyorum ancak temsil yok ki tebliğ olsun!

Ama nereye koysak tam olarak dolmuyor ama yine de “İslami dayanışma” ya da “İslam dayanışması” değil!

Belki birliğe vesile olması açısından olumlu bakılabilir ama içerik İslami değilse İslami dayanışma demek mahzurlu!

Sonuçta nereden bakarsanız bakın içerik İslami değil!

Olimpiyatlardaki oyun ve oyuncuları ayrıca değerlendirmek de gerek fakat açılıştaki dans vb. eylemlere filan bakınca, İslam bunun neresinde diye düşünmemek mümkün değil!

Hele kaşık oyunu tebessüm bırakılası bir durum! Evet normalde kaşık oyunu güzel bir oyun olabilir ancak bu yöresel bir organizasyon değil ki, elli dört tane devlet toplanmış sen kaşık şıkırdatıyorsun! İlla müzikal bir eylem yapacaksan, yahu hiç mi seni evrensel olarak temsil edecek bir eylemin yok! Hiç olmadı bastır mehter marşını hem kültürünü tanıt hem coşkulu bir tanıtım yap. En azından senin kimliğini temsil eder. Koskoca devletin müzikal temsili kaşık oyunu formuyla mı yapılır?

Olimpiyat isminin bizden olmamasına ise bir şey demedim bile!

Sunum dili ise çoğunda Arapça ve Türkçenin var olduğu, geri kalanlar da ise Farsça, Urduca, Malayca vb. dillerin konuşulduğu Müslüman devletler olimpiyatlarında anonsların da İngilizce yapılmasını yadırgamamak mümkün değil.

Aslında bu durum aynı zamanda Müslüman devletlerin arasında oluşması gereken bir konuya da dikkat çekmekte!

Ortak dil geliştirmek!

Devletlerin, kendi ulusal bünyesinde değil tabi ki fakat aynı inanç ve kültüre ait devletlerin kendi arasında yaptıkları bu ya da bunun gibi organizasyonlarda, sömürgeci İngilizlerin dilinden vazgeçerek, bir ya da birkaç dilli ama katılımcı ülkelerden en etkin olanların dilleri ile hitap etmek daha uygun ve onurluca değil mi?

Böylece Müslüman devletlerin kendi aralarındaki projelerde ortaya konulacak dil birliği; fikir birliği, tarih birliği, kültür birliği, inanç birliği, bilimsel çalışmalar ve hedef birliğine dönüşebilmeli.

Olimpiyatların ise henüz beşincisi düzenlenebildi! Her konuda olduğu gibi bu konuda da Müslüman devletlerin bir araya gelebilmesi uzun zaman almış. Bu olimpiyatların tarihi 1979 yılına dayanıyor. Zamanın İran devleti dışişleri bakanı teklif ediyor bunu. Yani dışişleri bakanı olsa da İran’ı yöneten anlayışın da fikri olduğu gerçeği elbette daha doğru bir tespit olur.

Oyunları düzenlemeye ilk talip olansa Türkiye olmuş. Zamanın üye olan kırk ülkesini çağırıp biz düzenledik hem de İzmir’de. Bu organizasyon, oyunların tarihçesi içerisinde pek yer bulamasa da bir sonraki olimpiyat ise Suudi Arabistan’daydı fakat teklifin İran menşeli olması sebebiyle, meseleye sıcak bakmayan Suudi Arabistan oyunları düzenlemedi.

Bundan yirmi beş yıl sonra ikincisi veya diğer deyişle daha organize ve katılım düzeyi yüksek itibarla ilk defa düzenlendiği de varsayılan oyunlar 2005 yılında Arabistan düzenledi. Yani keyfi çekince! Dört yıl sonra İran da düzenlenmesi planlanan oyunlar yine sekteye uğramış önce 2010 yılına ertelenmiş sonra da düzenlenmemiş. Yani Arabistan’la, İran’ın birbirlerine kaprisleri diyebiliriz. Nihayet planlanan organizasyon oyunların üçüncüsü de diyebileceğimiz şekilde 2013’te Endonezya’da dördüncüsü ise 2017’de Azerbaycan’da düzenlenebildi.

Aslında bakarsanız birlik beraberliği hatırlatması anlamında iyi bir organizasyon gibi gözüküyor ve temel anlamda insanın duygularını da depreştirerek mutlu da ediyor ancak içerik ve isim uyuşması probleminden yola çıkarak tekrar söylüyorum ki bu format içerisinde adı asla İslam dayanışma olimpiyatları olmamalı! Çünkü “İslam dayanışması ancak İslami içerikli konularda olur.”

Evet Peygamberimiz (s.a.v.) okçuluk, güreş ata binme gibi sporları teşvik etmiş. Dolayısı ile İslam, spor yapmaya yönlendiriyor ancak yemek yemenin hatta uyumanın bile bir adabı olan İslam dininde, sporun da adabı vardır. Çünkü bir şeye İslami diyebilmek için içerik ve uygulayış anlamında İslam’a uygunluk esastır. Yani eylemler kadar eylemlerin uygulanış usulleri de çok önemlidir. Buradaki uygulamalarda ise İslam’a uygunluk açısından problemler vardır.

Haliyle eğer bir birlik beraberlik altyapısı oluşturulmak isteniyorsa ki “Birlik, beraberlik bizim hayalimiz ve İslam coğrafyasının hayati de bir meselesidir.” O halde bu birlik ve beraberliği eğer adı İslam olacaksa, İslam’a uygun şekilde olmalı.

Ya da bu sistem üzerine devam edilecekse, organizasyonun ismi üzerinde yeni çalışma yapılmalı.
Oyun denilip geçilmemeli, zira İslam, adıyla, sanıyla, anlamıyla ve her türlü içeriği ile beraber ciddi bir müessesedir ve her türlü organizasyonda da bu ciddiyete layık uygulama ister.

Huzurla kalınız.

Exit mobile version