Site icon İslam & İslamiyet – Kevser.Org

Nefsini Bilen Rabbini Bilir

İyilik ve kötülük arasında salınan insanın gerçek değeri, ne yaptığı kadar neyi fark ettiğiyle ölçülür. Bu deneme, Kenan Rifai’nin çarpıcı sözü üzerinden nefsin doğasını, içsel gözlemle dönüşümün gücünü ve ruhsal yolculuğun inceliklerini ele alıyor. Okuru, kendi iç aynasına bakmaya davet ediyor.

İnsan, doğası gereği hem iyiliğe hem de kötülüğe eğilimli bir varlıktır. Hayatın akışı içinde hem hata yaparız hem de başkalarına iyilikte bulunuruz. Ancak gerçek değerimiz, yalnızca dışarıdan görünen eylemlerimizle değil, içsel dünyamızı ne kadar tanıdığımızla da şekillenir.

Kenan Rifai şöyle der:

“Nefsini bilen ve aynı zamanda yüz günahı olan kimseden kaçma; fakat yüz iyiliği olup da nefsini bilmeyen kimseden kaç!”

Bu söz, bizi görünmeyen bir aynaya bakmaya çağırır. Nefsini bilmek; arzularımızı, zaaflarımızı, tepkilerimizi tanımak demektir. Kusurlarımızı görebildiğimizde, onları dönüştürme imkânı doğar. Hatalarımızı fark edip özeleştiri yapabildiğimizde, daha bilinçli bir yaşamın kapıları aralanır.

Peki ya kendini tanımayan ama çokça iyilik yapan biri?

İyilikleri yüzeyde kalabilir. Kendi eksikliklerini göremeyen kişi, kibir ve ikiyüzlülüğe daha açık hale gelir. Samimiyet yerine üstünlük hissiyle yaklaşmak, ilişkilerde derinlik yerine mesafe meydana getirir.

Kendi nefsini bilen kişi ise tevazu sahibidir. Kusurlarını görmek onu alçakgönüllü kılar. Bu farkındalık, başkalarına karşı daha adil ve anlayışlı davranmanın temelidir.

Şimdi durup düşünelim:

Bu soruların cevabı, “Nefsini Bilen Rabbini Bilir” sözünün bizde kök salıp salmadığını gösterir.

Nefsini bilmek, bir varış noktası değil, bir yolculuktur. Bu yolculukta ilk adımlar şunlar olabilir:

Ve belki de bu yolculuğun en büyük işareti, kendimize ve âleme karşı artan bir merak ve mütevazı bir bilgelikle yaşamaktır.

Bu metin bir tespit değil, bir davettir. Farkındalık oluşturmak ve içsel bir yolculuğu başlatmak için kaleme alındı. İlk adımı atmak için daha uygun bir zaman olmayabilir. Bugün, şimdi, tam buradan başlayalım mı?

Exit mobile version