Allah’a hamdolsun. Her seferinde, Kehf Suresi’ni okuduğumda, “iki bağın/cennetin sahiplerinin darb-ı meseli, Hz. Musa ve Hızır’ın kıssası ile Hz. Zülkarneyn’in kıssası bu sureyle ne ilgisi var?” diye sorardım kendime. Aradaki bağlantıyı gerçekten anlayamazdım. Eğer Kur’an’ı okurken anlayabilseydik, dolayısıyla Kehf Suresini iyi tefekkür edebilseydik Allah’ın hikmetinin büyüklüğü karşısında şaşkına dönerdik. Bu tedebbür bizim için büyük bir zevk-i selim olurdu. Şimdi bu kıssaları tedebbüre ve tefekküre hazır mısınız?
Şöyle basit cümlelerle bir zihin krokisi çizelim: Yer değiştirmeden zaman yolculuğu yapan mağara arkadaşları, Zülkarneyn, insanlığı yok etmek isteyen varlıkları/yaratıkları durdurmak için zaman yolculuğu yapar ve geçitler açar. İki bağ sahibi, Hızır ve Musa ve yaşam sisteminin doğal akışında devam edebilmesi için hataları gidermek ve ortadan kaldırmak amacıyla öteki âlemlere geçitler açan bir zat: Zülkarneyn. Düşünsel aktivitenin piramidi, mağara, iman, imtihan, denenmeler…
Bu denenmelerden sağ salim çıkmak/kurtulmak isteyen kişi, surede tasvir edilen iman mağarasına girmelidir. Kargaşanın ortasında huzurun mekânı olacak olan mağara, doğası gereği dar ve karanlık bir yerdir; ancak mağara sakinleri için bir merhamet ve huzur mekânı haline gelmiştir. Rabbiniz size merhametinden pay verir; bu da müminlere, Rabbin yoluna/sırat-ı müstakime bağlı kalmanın, etraflarını saran fitneleri güven ve huzura dönüştürdüğünün delilidir ve mağara ashabı bizlere bunu öğretir. Mağara, güvenli bir sığınak ve kurtuluş yeridir; tıpkı gençlerin dinlerini korumak için sığındıkları yer olduğu gibi, bu sure de tüm hikâyeleriyle, Müslümanların mal, ilim ve iktidarın fitnelerinden kendilerini korumak için sığındıkları mağaradır.
O zaman Kehf Suresi’nde bu dört kıssa/hikâye/darb-ı mesel arasındaki ilişki nedir? Bu yazımızda ilk ikisini (Mağara Ashabı ve İki Bağın/Bahçenin Sahibi Darb-ı Meseli) ele alçağız. Kalan iki kıssayı da inşallah bir sonraki yazımızda değerlendirmeye tabi tutacağız.
Birinci Kıssamız: Mağara Ashabı/Halkı, Dinle İlgili Fitne/Sınanma Kıssası
İnançlarını ellerinden almak isteyen baskıcı bir toplumla karşı karşıya kalan gençlerin hikâyesi. İnsanın sahip olduğu en büyük şey inancıdır; din kaybolursa her şey kaybolur. Din uğruna kaçmak, fitne içinde kalmaktan daha iyidir; Allah, kendisine sığınanları korur.
İkinci Kıssamız: İki Bağın/Cennetin Sahibi, Mal ile Sınanma, Malın Sıkıntısı Darb-ı Meseli
Dinle ilgili sıkıntıyı gördükten sonra, kalpleri baştan çıkaran başka bir sıkıntı gelir: mal ve şöhret. Mal, sahibini baştan çıkararak ahireti unutturabilir ve onu başkalarına karşı kibirli hale getirebilir. Önceki kıssayla bağlantısı: Mağara Sahipleri dinleri uğruna dünyayı terk ettiler; iki bağın/cennetin sahibinden biri ise şükürsüzlüğünün sonucunda geçici dünyayı kaybetti.
Bu kıssalardan çıkarılacak genel mesaj şu şekilde özetlenebilir: Bu kıssalar birbirinden bağımsız değildir; aksine, insanın imtihanlarla karşılaştığı aşamaları yansıtmaktadır:
1- Önce din sınanır (Mağara Sahipleri)
2- Ardından mal onu baştan çıkarır (İki Bahçe Sahibi)
Sanki sure bizlere şöyle bir zihin haritası çizer:
-Eğer dinini kaybedersen, malın sana fayda etmez
-Eğer malın seni aldatırsa, ilmin sana fayda etmez
-Eğer gücünle zulmedersen, krallığın seni kurtaramaz
Bu kıssalardan çıkan bizim için tek çare yol şu olmalıdır: vahye bağlı kalmak ve Allah’a dönmektir. Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku! Onun kelimelerini değiştirecek hiç kimse yoktur. Ondan başka bir sığınak da bulamazsın. (Kehf, 27)
Bize düşen hikmet boyutu ise şu olmalıdır: Kehf Suresi, bir kavram ve bir metafor/mecaz olarak Deccal’e karşı bir kaledir; zira Deccal, tüm bu fitneleri kendi şahsında bir araya getirir:
-İnsanları dinlerinde saptırır
-Onları mal ile baştan çıkarır
-Onları ilimle yanıltır
-Ve onlar üzerine iktidarla hâkimiyet kurar
Dolayısıyla bu sureyi derinlemesine düşünerek onun hikmetiyle nefsini ve benliğini doyuran kişi: Ahir Zamanın en büyük fitnesinden kendini kurtarmış olur.
Kehf Suresi’nde yer alan bu kıssalar, surenin bütününe yayılmış durumdadır. İşte bu kıssaların Kehf Suresi’ndeki ayet aralıkları, kıssadan çıkarılacak dersler ve günümüzle bağlantıları şu şekildedir:
- Ashab-ı Kehf (Mağara Arkadaşları) Kıssası: Kehf Suresi Ayet Aralığı, 9–26. Ayetler
İnanan bir grup gencin, putperest bir toplumdan kaçarak bir mağaraya sığınmaları ve Allah tarafından orada 309 yıl boyunca uyutulmaları anlatılır. İnançları uğruna zalim bir hükümdara başkaldıran ve bir mağaraya sığınan gençlerin hikâyesidir. İlgili kıssanın temsil ettiği imtihan, inanç (Din) imtihanıdır. Bu kıssadan çıkaracağımız ders şu olmalıdır: Çoğunluğun yanlış yolda olduğu bir toplumda, azınlık dahi olsa doğruyu savunmanın önemini kavramak ve Allah’ın, samimiyetle kendisine yönelenleri mucizevi şekilde koruyacağı gerçeğini idrak etmek. Günümüzle bağlantısı şu olmalıdır: bu kıssa, modern denilen dünyada manevi değerlerin erozyona uğradığı, inancın “modası geçmiş” görüldüğü dönemlerde, değerlerine sahip çıkan gençlerin duruşunu simgeler. Ayrıca bu kıssa sosyal baskı altında kimliğini koruma mücadelesinin şahikasıdır.
- İki Bağ-Bahçe Sahibi Darb-ı Meseli/Kıssası: Kehf Suresi Ayet Aralığı, 32–44. Ayetler
Allah’ın biri çok zengin, diğeri ise fakir iki adamı örnek vermesidir. Zengin olanın kibri, bahçesinin yok olmasıyla son bulur. Burada Allah, biri zengin ve kibirli, diğeri ise fakir ama şükreden iki adamın diyaloğunu anlatır. İlgili kıssanın temsil ettiği imtihan mal ve mülk imtihanıdır. Bu kıssadan çıkaracağımız ders şu olmalıdır: Dünyevi zenginliğin geçici olduğu, her şeyin asıl sahibinin Allah olduğu ve nimetin insanı şımartmaması gerektiğidir. Ayrıca bu kıssada kibrin sonunun hüsran olduğu vurgulanır. Günümüzle bağlantısı şu olmalıdır: Günümüzün tüketim çılgınlığı ve statü tutkusuyla doğrudan ilgilidir. “Ben kazandım, benim başarım” diyerek imkânları kendinden menkul gören narsistik yaklaşıma karşı bir uyarıdır.
Velhasıl bu kıssaların her biri, insanın hayatta karşılaşabileceği temel kriz alanlarını yönetme rehberidir.
İlgili kıssaların Kehf Suresi İçindeki Dağılım Özeti Şu Şekildedir:
| Ashab-ı Kehf | Kehf, 9 – 26 | Dini korumak için hicret ve tevekkül. |
| İki Bahçe Sahibi | Kehf, 32 – 44 | Mülkün geçiciliği ve şükür imtihanı. |




