20.7 C
Bursa
30 Ağustos 2025 Cumartesi
spot_img
Ana SayfaİmanKur'an'dan Bir Kavram: Kifâyet/Kâfi

Kur’an’dan Bir Kavram: Kifâyet/Kâfi

اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍۚ ﴿٣٦﴾

Allah kuluna yetmez mi hiç! Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz. (Zümer 39/36)

Zümer suresi 36, insan psikolojisinin en seçkin üst iyi olma sınırını gösteren bir âyet-i kerîmedir. Zümer suresi 36, bütün insanlığın algılarla ve başka manipüle araçlarla üzmek ve bertaraf etmek eylemlerine karşın kişinin, iç huzurunun ve gücünün korunduğunun bir ifadesidir. Bu âyet, psikolojik ve ahlâkî bir dirayetin remzidir. Bir sanatsal ve edebi olgunluk abidesidir.

Bir sosyolojiye sahip olan her kişi üzülme, korkutma, tehdit, şantaj vb. psiko-sosyal söylem ve eylemlerle karşı karşıya gelir. Eğer kişi, bu gibi durumlarla hayatı boyunca hiç karşılaşmamışsa o zaman o kişi, sosyal yaşam alanından tecrit edilmiş/soyutlanmıştır. Ya da etliye sütlüye karışmayan nötr tiplerdendir.

İnsan hayat serüveni içerisinde hem kendisine hem de çevresine yük olabilir. Öyle ki bu süreç hem kendisini hem de çevresini üzebilir ve sıkıntıya sokabilir. Bu durum öyle bir raddeye gelir ki, artık kişi için çekilmez bir hal alır. İşte tam bu anda Allah yetişir kulana ve der ki: Ben sana kafiyim/yeterim. Sen bu durumda başkasına yük olabilir, sıkıntı çıkarabilirsin ama bana yük değilsin. Benim için senin varlığın bir sıkıntı değil.

Bu durumun kabulü, bu inceliğin farkına varılması ile işler artık başka bir hale evrilmiştir. Artık kişi bununla iç ve dış huzurunu eğilmez, bükülmez Hayy ve Kayyum olana raptetmiştir. Dolayısıyla dışardaki manipüle edici ve algı yapıcı bütün söylem ve eylemler bu hakikatin karşısında gerçekliğini yitirmişlerdir. Böylece, hayat ivmesini yavaşlatan hatta durağan hale getiren bu tür olaylar, kişi için durulacak/takılacak duraklar olmaktan çıkmıştır. Çünkü bu istidatta birisi, yakın ve uzak planlarını ahiret zaviyesinden/penceresinden bakarak yapmaktadır. Bu melekeyi kazanmış bir kişiyi başkalarıyla korkutamazsınız. Onun derdi başkadır. Dünyalık değildir. Yaşam standardı artık kapitalizmin herc-ü merc eden sınırının çok ötesindedir. Yaşam kalitesini artık Rabbiyle olan bağı belirlemektedir. Bu bağlamda onları dünyalık güç ve menfaatlerle korkutanlara cevapları çok nettir:

.اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ ﴿١٧٣﴾

Bir kısım insanlar, müminlere “(düşmanlarınız olan) o insanlar, size karşı (asker) topladılar; onlardan sakının!” dediklerinde, bu (durum) onların (müminlerin) imanlarını artırmış ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir (güven kaynağıdır)!” demişlerdi. (Âl-i İmrân 3/173)

Tam bu gibi durumlarda Yûnus suresi 10/65. ve Hud suresi 11/56. âyet-i kerîmeleri devreye girer. Kişiye der ki:

.وَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ﴿٦٥﴾

“Onların sözleri seni üzmesin! Şüphesiz ki izzet/itibar bütünüyle Allah’a aittir. O, duyandır, bilendir.” (Yûnus 10/65).

.اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَآبَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ ﴿٥٦﴾

“Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz ki Rabbim doğru yoldadır.” (Hûd 11/56)

Buna benzer ilahi mesajlar için ilgili âyet-i kerimelere bakabilirsiniz: Hicr 15/88; Nahl 16/127; Neml 27/70; Lokmân 31/23; Yâsîn 36/76.

Buradaki vurucu/motto cümlemiz şudur: Eğer Rabbine gerçekten iman etmişsen, O’na tevekkül edip dayanmışsan korkma, Allah seni asla terk etmez. Bu cümlemiz, Allah Teala’ya güvenenlere hiçbir şeyin zarar veremeyeceğinin ve kontrolün Allah Teala’da olduğunun beyanıdır.

Artık gelecek korkusu, bir şeyleri kaybetme korkusu, insanları kaybetme korkusu, itibarını kaybetme korkusu, moral bozucu bütün korkular bertaraf edilmiştir. Bu konumdaki bir insanın muhataplarının/düşmanlarının korkuları artmıştır. Çünkü bu, düşman çatlatan bir duruştur. Aslında kişiye moral, huzur ve güven veren bu ifadeler, putperestleri de çıldırtmaya yetecek kadar gözdağı içermektedir. Günümüz güncel durumuyla ifade edersek; bir Gazzeli olmak bu ifadelerin update edilmiş/güncellenmiş sahabe halidir.

Son cümlemiz, günümüz Gazzeli takvalı yiğitlerin Hz. İbrahim’den miras kalan, (Buhârî, Tefsîr, 3/3) güven ve hürriyetin zirvesi söylemlerine denk gelen ifadeler olsun: Hasbünellâh ve ni’me’l-vekil, Allah bize yeter, O, ne güzle yaslangahtır, O, bize kafidir.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Arifler Neden Susar?

Ya O da Sayılır mı?

Son Yorumlar

nurettinacar2016@gmail.com yorumladı Arifler Neden Susar?
Süleyman akgül yorumladı Dilden Kalbe Şükür
Nisa Gül Dağyar yorumladı İnsan Olmak
Birsen BİNGÖL yorumladı Dilden Kalbe Şükür