30 C
Bursa
14 Temmuz 2024 Pazar
spot_img
Ana SayfaMübarek Günler & GecelerGençlerimizle Bayram Sohbeti

Gençlerimizle Bayram Sohbeti

Bayram sevinç ve neşe günleridir. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı hislerinin Müminler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerdir. O günlerde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.

Muhterem Okuyucularım,

Sevgili Gençler,

Rabbimize şükürler olsun, hep birlikte yeniden bir Ramazan Bayramı yaşıyoruz. Bugünün azameti, kadri ve kıymeti, fazilet ve bereketi çok büyüktür. Bayram, İslâm ümmetine Cenâb-ı Hakk’ın büyük bir ihsanıdır. Dünyanın çeşitli yerlerinde istilâ ve zulüm nedeniyle, özellikle Gazze’de bu nimetten mahrum kalan veya bu bayrama erişemeyen nice akraba ve Müslüman kardeşlerimizin hallerini düşünüp Rabbimize ne kadar hamd ve senada bulunsak azdır.

Bayramın meşruluğunu, Müslümanlar için sevinç, sürur, ferahlık, yeme-içme, ziyaret ve Rabbimizi anma günleri olduğunu Peygamber efendimiz bizlere bildirmiştir. Sahabî Enes b. Mâlik anlatıyor:

“Hz. Peygamber, Medine’ye geldiğinde halkın eylendiği iki bayramı olduğunu öğrenince:

“Allah, bu iki bayram gününüzü daha hayırlı olan Ramazan ve Kurban Bayramıyla değiştirdi’ diye buyurdu.”[1]

Böylelikle İslam ümmetine Bayram ve namazı, hicretin ilk senesinde meşrû kılınmıştır.

Bayram gününün hayır ve bereketine, Müslümanların duasına şahit olmak için bayram namazını cemaatle kılmak üzere Hz. Peygamberimiz, kadın-erkek, büyük- küçük, genç-yaşlı herkesin musallaya çıkmasını emretmiş, hava şartları el vermeyince bu ibadeti camide eda etmiştir.

Bayram namazı için yıkanmak bu günlerde en güzel elbiseleri giyinip kokulanmak Hz. Peygamber’in sünnetidir. Nitekim o, bayram namazını kıldırmak için geldiğinde kendisinin üzerinde giydiği bir hırkasının olduğu anlatılmaktadır.[2] Kılınan bayram namazından sonra Peygamberimizin (s.a.v) cemaate hitaben bir hutbe irad ettiği gelen rivayetler arasındadır.[3]

Ayrıca Ramazan Bayramı sabahı namaza gelirken, oruçlu olmadığını izhar etmek için birkaç hurma veya tatlı bir şey yemek, Efendimizin (s.a.v) uyguladığı âdetlerden biri olmuştur.[4]

Ramazan Bayramı’na dair bazı öneri ve tavsiyelerime gelince, ifade etmek istediğim hususlar şunlardır:

1- İyi bilinmelidir ki, üzerimizde Rabbimizin belirli hakları bulunmaktadır. Bunların en önemlisi; maddî/manevî, hiçbir şeyi ortak koşmadan sadece O’na kulluk etmemiz, emirlerini yerine getirmemiz ve yasaklarından kaçınmamızdır. Peygamberimizin (s.a.v) haklarına gelince; haber verdiklerini tasdik etmek, emrettiklerine uymak, yasakladıklarından kaçınmak ve onun gösterdiği şekilde Allah’a kulluk etmektir.

2- Okuyucularımıza ve özellikle de gençlerimize İslâm’ın direği olan farz namaz ibadetini hatırlatırım. Bunun eda edilmesinde gevşeklik etmemeliyiz. Her halükârda vakitlerinde kılmaya, özellikle de cemaatle ikame etmeğe özen göstermeliyiz. Çünkü farz olan namazların edası kurtuluş ve selâmet, ihmali ise nifak ve küfre götüren bir köprüdür.

3- Gerek yavrularımızın eğitim ve terbiyesi, gerekse gençlerimizin yönlendirilmesi hususunda kusur etmemeliyiz. Bu konuda toplum olarak birbirimize destek ve yardımda bulunmalıyız. Unutmamalıyız ki, İslâm’ın geleceği onlara bağlıdır. Rabbimiz ’den bu gençliği her türlü şer odaklarından ve fitnelerden korumasını dileriz.

4- Haram ve günahın her türlüsünden, gizlisinden ve açığından sakınmalıyız. İyi bilmeliyiz ki, önceki ümmetleri helak eden husus, dinleri konusunda taviz vermeleri, günah işlemeleri ve bu hususlarda birbirlerini ikaz etmemeleri olmuştur. Bilhassa günümüzde işlenen günah ve masiyetlerden ailelerimizi sakındırmalıyız. Küçük günahlardan kaçınmalıyız ki, bunlar bizleri büyük günahlara götürmesin.

5- Okuyucularımızı ve gençlerimizi kalplerini düzeltmeye, Dinimiz ’de samimi (ihlaslı) olmaya ve nâsuh bir tövbeye çağırıyorum. Rabbimize bol bol dua etmeye ve gafletten kurtulmaya davet ediyorum. Bir yıl içerisinde işlediğimiz amellerin hesabını görmemiz, kusurlarımızı ve eksiklerimizi şimdiden düzeltmeye kararlı ve azimli olmalıyız. Bu hususta Allah’a söz vermeli, hayatımızda yeni sayfalar açmalıyız ki, böylelikle samimiyetimizi ortaya koymuş olalım.

6-Bayram günlerinde Rabbimizi anmalı, tekbir, tehlîl ve tahmîd getirmeliyiz. Cenâb-ı Hak, Kur’an’ı Kerîm’de:

“…Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. O, orucun sayısını tamamlamanız ve size doğru yolu gösterdiği için Allah’ı (tekbir) tazîm etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz”, [5] diye buyurmaktadır.

Abdullah b. Mesud (r.a) ve İbn ‘Umer’den (r.a) gelen rivayette tekbir getirme sigası şu şekilde zikredilmiştir:

‘Allâhu Ekber, Allâhu Ekber, Lâ İlâhe İllâllâhu va’llâhu Ekber, Allâhu Ekber ve li’llâhi’l-Hamd’.[6]

Tekbirlerin başlangıcı, Bayram günü fecir vaktinden Bayram hutbesinin başlamasına kadar devam eder. Ayrıca Bayram günlerinde müsait olduğumuz her vakitte ve namazların akabinde bu tekbirleri getirebiliriz.

7- Ramazan ayında gerek ahlâkî ve gerekse ibadet olarak kazandığımız güzel haslet ve amelleri az dahi olsa devam ettirmeliyiz. Bu konuda bakınız Nebî (s.a.v) ne buyuruyor:

“Allah’a en sevimli olan amel, az dahi olsa devamlı olanıdır”.[7]

Dolayısıyla Şevval ayında bütün bir yılı oruçlu geçirme mükafatına ermek için altı gün oruç tutmaya özen göstermeliyiz. Nitekim hadisi şeriflerde bu konuyla ilgili olarak şu ifadeler yer almıştır:

“Kim Ramazan orucunu tutar, akabinde de altı gün Şevval ayında tutmaya devam ederse, bütün yılı oruçlu geçirmiş gibidir”.[8]

8- Bayramda bol bol sadaka vererek muhtaçları gözetlemeliyiz. Zira Bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine verilen sadaka-ı Fıtır bu nedenle imkânı olan her Müslümana vacip kılınmıştır. Ta ki oruçlunun hatalarına kefaret olsun ve fakirlerin ihtiyacı görülmüş olsun diye. Nitekim Nebî (s.a.v) bayram günü hutbesini irat ettikten sonra kadın sahâbilerin bulunduğu yere giderek onlara bol bol sadaka vermeleri tavsiyesinde bulunmuştur.[9]

9- Bu ayda oruç tutarak nefsi ve kalbini, haset ve kinden, hile ve sahtekarlıktan, dedikodu ve koğuculuktan, kibir ve riya gibi manevî hastalıklardan, kötü huylardan temizlemiş kişi kurtuluşa ermiştir. Nitekim Cenâb-ı Hak, bunu şöyle ayetiyle vurgulamaktadır:

“Nefsini temizleyen, Rabbinin adını anıp O’na kulluk eden kimse, kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Fakat siz (ey insanlar) ahiret daha hayırlı ve daha baki olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Şüphesiz bunlar, ilk gönderilen kitaplarda, İbrahim ve Mûsâ’nın kitaplarında da yazılıdır”.[10]

Bu bağlamda dargınlıkları ve kalplerdeki husumeti kaldırmak, hak ve hukukta helalleşmek, küs ve dargın kimseleri barıştırmak vaciptir. Bayram ise buna en büyük vesiledir. Kaldı ki, Nebi (s.a.v) bu konuda şöyle buyururlar:

“Bir Müslümanın, kardeşiyle üç günden fazla dargın durması helal olmaz”.[11]

10- Bayramda akrabayı, komşuyu ve dostları ziyaret ederek bayramlarını tebrik etmeliyiz. Binaenaleyh bir Müslüman kardeşimizle karşılaştığımızda bayramlaşırken: “Tekabbelallâh minnâ ve minkum”; yani: “Allah hem sizin hem de bizim amellerimizi kabul buyursun” temennisinde bulunmalıyız. Böylelikle sahâbilerin sünnetini işlemiş oluruz. Cübeyr b. Nufeyr’in (r.a) naklettiğine göre onlar bayramlarda karşılaştıklarında birbirine bu şekilde dua ederek bayramlaşırlarmış.

11- Camiden evlerimize giderken farklı yoldan dönmeliyiz ki, Efendimizin (s.a.v) sünnetine uymuş olalım.[12]

Hepinizin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder. Bu bayramın İslâm Dünyası için birlik ve beraberliğe, Gazze ve Doğu Türkistan’daki Müslümanların kurtuluşuna vesilesi olmasını dilerim.


[1] Sünen-i Nesâî; Sahîh-i İbn Hibbân, Enes b. Malik’ten rivayetle.
[2] Müsned Ahmed; Sünen-i Ebû Dâvûd, Ammâr el-Müzenî’den rivayetle.
[3] Sahîh Müslim, Abdullah b. Mesud’dan rivayetle.
[4] Sünen Tirmizî; Sünen İbn Mâce, Bureyde b. El-Hasîb el-Eslemî’den rivayetle.
[5] Bakara suresi, 185.
[6] Musannef İbn Ebî Şeybe, Abdullah b. Mesûd’dan rivayetle.
[7] Sahîh-i Buhârî; Sahîh Müslim, Hz. Aişe’den rivayetle.
[8] Sahîh Müslim; Müsned Ahmed, Ebû Eyyubî’l-Ensarî’den rivayetle.
[9] Sahîh Müslim, Abdullah b. Mesud’dan rivayetle.
[10] A‘lâ suresi, 14-19.
[11] Sahîh-i Müslim, Ebû Eyyûbî’l-Ensârî’den rivayetle.
[12] Konuyla ilgili bkz. Sahîh-i Buhârî, Câbir b. Abdullah’dan rivayetle.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Şekva

Bâkiyat-ı Salihat

Nefis ile Mücadele

Nebi’ye Mektup

Son Yorumlar

Necmettin Yaşar Çetiner yorumladı İslam Hukukunun Temel İlkeleri – 2
Nisa yorumladı Biz Olmak
Saniye yorumladı Hamas’ın Neferleri
Nimet yorumladı Hamas’ın Neferleri
gülten yorumladı Hamas’ın Neferleri