Ana Sayfaİslam GündemiKurban Bayramını Zamanın Ötesine Taşımak: Filistin’in Ortak Vicdanı Olmalı

Kurban Bayramını Zamanın Ötesine Taşımak: Filistin’in Ortak Vicdanı Olmalı

Bir Güvercin Gibi Göğe Yükselen Bayram Ruhu Olmalı.

Ruhumuzu, benliğimizi kuşatan bayram olmalı… Bayramın ruhu bir güvercin gibi göğe yükselten olmalı; kanatlarında barışı, adaleti ve merhameti taşımalı. Çünkü Kurban Bayramı yalnızca bir ibadet değil, insanlığın vicdanını yeniden hatırlatan bir çağrıdır. Bayram sabahı, dünyanın farklı köşelerinde çocukların neşeli kahkahaları yankılanırken, Filistin’de çoğu zaman sessizlik ve yıkıntılar hâkimdir. İşte tam da burada bayramın ruhu devreye girer: acıyı paylaşmak, yaraları sarmak, insanlığın ortak vicdanını hatırlamak. Bayram, Filistin’de bir umut çağrısına dönüşür; bir güvercin gibi göğe yükselir ve sınırları aşarak kalplere dokunur.

Kurban Bayramı’nı Filistin’le taşımak, etin değil adaletin ve barışın paylaşımıdır. Her kurban, bir adalet duası; her paylaşım, bir barış niyetidir. Bayramın ruhu, göğe yükselen güvercin misali, insanlığın ortak gökyüzünde süzülür. O güvercin, bir sofrada oturanla, kilometrelerce ötede açlıkla mücadele eden arasında görünmez bir bağ kurar. Bayramın ruhu bir güvercin gibi göğe yükselten olmalı; çünkü o yükseliş, sadece dini bir gelişi güzel değil, vicdanın evrensel bir manifestosunun sembolü olmalıdır. Güvercinin kanatlarında taşınan mesaj şudur: Acı da sevinç de ortaktır ve bayram ancak paylaşıldığında gerçek olur.

Ruhumuzu, benliğimizi kuşatan bayram olmalı… Çünkü Kurban Bayramı yalnızca birkaç günlük yaşam parçası değil, tekrarı değil; insanlığın vicdanını yeniden hatırlatan bir çağrıdır. Bayramın özü, paylaşmak ve dayanışmaktır. Bu öz, zamanın ötesine taşındığında Filistin’de yankılanır. Çocukların gülüşleri yerine sessizlik hâkim olsa da, bayramın ruhu orada bir umut ışığına dönüşür. Kurban Bayramı’nı Filistin’le taşımak, etin değil adaletin ve barışın paylaşımıdır. Her kurban, bir adalet duası; her paylaşım, bir barış niyetidir. Böylece bayram, evrensel bir vicdan manifestosuna dönüşür: acı da sevinç de ortaktır ve bayram ancak paylaşıldığında gerçek olur.

Pişmanlıklar, “keşke”ler, ihanetler… Dahası yitirilen güvenler… Bayramın ruhu işte tam da bu kırıkların üzerine doğmalı. Çünkü bayram, sadece neşenin değil, aynı zamanda içsel bir yüzleşmenin de zamanıdır. Bir güvercin gibi göğe yükselen bayram ruhu, kalbimizdeki yaraları sarar, pişmanlıkların ağırlığını hafifletir. Bayram, “keşke”lerin gölgesinde bile bir umut ışığıdır. İhanetlerin bıraktığı boşlukları merhametle doldurur, yitirilen güvenleri yeniden inşa etme cesaretini verir. Bayramın ruhu, insanı kendi benliğiyle barıştırır; affetmenin, yeniden başlamanın ve paylaşmanın kapısını aralar.

Bir güvercin gibi göğe yükselen bayram ruhu, kanatlarında sadece et ve ekmek değil; barış, adalet ve sevgi taşır. O güvercin, pişmanlıkların karanlığından sıyrılıp gökyüzüne doğru süzülürken bize şunu hatırlatır: Her bayram, yeniden doğuşun bir fırsatıdır, vesselam.

Kurban bayramımız, ne kadar Mübarek olursa, o kadar olsun.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar