Bitkinim, fark etmez hiç kimse içimdeki yarayı,
Ruhumu sarmış sonsuz, uçsuz bucaksız bir keder;
Ömrümün ışığı sönüyor, batan bir gün misali,
Sen bilensin beni, ya Rab; bul kul sana niyaz eder.
Aklımda yüzlerce soru, paramparça ve darmadağın,
Karanlıkta yönünü kaybetmiş seyyah gibi dertlerim;
İçim dalgalı bir deniz, çalkantılı ve sancılı,
Beni yolundan ayırma, duam olsun hep daim.
Öyle bir bitiş ki bu, durulmuyor zaman içimde,
Gözlerime gece uğramaz, kalbim huzuru bulmaz;
Omuzlarımda taşırım bu ağır sızıyı her saniye,
Ama bilirim, imtihan bu; sende başka çare olmaz.
Belki de bir gece yarısı, karanlık çökerken şehre,
Bu ölmez dediğim can, sana elbet kavuşacak;
Şimdilik geçmişe gömülüp sessizliğe bürünüp,
Vakit geldiğinde işte o an içim huzur bulacak.




