11 C
Bursa
6 Ekim 2022 Perşembe
spot_img
Ana SayfaÇocukHz. Peygamberin Hadislerinde Çocuk Eğitimi

Hz. Peygamberin Hadislerinde Çocuk Eğitimi

Giriş

Mükemmel bir varlık olarak yaratılan insan doğar ve dünyadaki hayatının bütün safhalarını yaşar. Hayat, çocuğa bilmediğini öğreten bir okul düzeyinde olduğuna göre, bütün birikim ve tecrübelerini ondan alır. Ancak sözü edilen birikim ve tecrübeleri eğitim yoluyla elde eder. Yaşadığı hayatın her safhasının psikolojisi, sosyal ortamı, özellikleri ve şartları farklıdır. Dolayısıyla yaşamın bütün safhaları, çocuğun aldığı eğitim ve terbiye ile anlam kazanır.

İslam dini, ebeveynin gözlerinin nuru olan çocuklarına karşı birtakım görevler yüklemiştir. Söz konusu görevlerinin en önemlisi, hayatın bütün aşamalarında çocuklarını yönlendirecek, yaşamlarında başarılı kılacak ve iyi insan olma vasfını kazandıracak olan kaliteli bir eğitimdir. Eğitim süreci, okul öncesi aile eğitimi ve okul çağı eğitimi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Her iki eğitim döneminin, eğitim stratejisi ve eğitim malzemesi farklıdır.

İslam dini çocuklarını en güzel bir şekilde eğitmek isteyen ebeveyne bazı görevler yüklemiş ve eğitim uygulamaları konusunda çeşitli tavsiyelerde bulunmuştur. Çocuğun eğitim sürecinde hem okul öncesi aile eğitiminde hem de okul çağındaki okul eğitimi döneminde söz konusu uygulamalar, iyi insan olma niteliğine ulaşabilmek için çocuğu yönlendirecek, olgunlaştıracak ve aldığı eğitim birikimiyle tecrübe sahibi kılacaktır.

İslam hukukun ikinci kaynağı olan Sünnet / hadislerde, çocuk dünyaya geldiği andan itibaren ebeveyne tavsiye edilen bazı eğitim uygulamaları bulunmaktadır. Hadislerde anlatılan bu görevler ve önerilen eğitim uygulamaları nelerdir? Yazımızın kapsamı ve çerçevesi içerisinde sözü edilen eğitiminin içerdiği konuları işleyebilmek üzere sırasıyla, ‘Eğitim ve Terbiye Kavramlarının Tanıtımı’; ‘Çocukluk Çağındaki Eğitim’; ‘Ebeveynin Çocuklarına Yönelik Eğitim Uygulamaları’ ile ‘Ergenlik Dönemindeki Eğitim ve Zorlukları’, konular şeklinde toplanmıştır.

Yazımızdaki yöntemde, sosyal bilimlerin nitel araştırma teknikleri uygulanarak, Ebeveynin çocuklarına karşı görevlerinin neler olduğu ve eğitim uygulamalarının neleri içerdiği temel hadis kaynaklarında araştırılmış ve kapsamlı bir şekilde ortaya konulmuştur. Ayrıca günümüzde bunların uygulanabilirliği konusunda değerlendirmelerde bulunulmuş din eğitimi bilimleri açısından bazı tespitler ortaya konulmuştur.

Yazımızın amacı, yüzyıllarca İslam toplumlarının gelmiş ve geçmiş nesillerine uyguladıkları geleneksel eğitiminin hadis külliyatındaki dayanağını tespit etmek, Hz. Peygamber’in önerdiği çocuk eğitimiyle ilgili uygulamalarından yararlanarak, çocuklarımızın geleceklerini hazırlamak ve kaliteli insan yetiştirilmesine katkı sağlamaktır.

Araştırmamızda kullandığımız kaynaklar, temel hadis kitapları yanında din eğitimiyle ilgili yapılmış çalışmalardır. Sözgelimi, İbrahim Canan’ın Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye; Naci Kula’nın Gençlik Döneminde Kimlik ve Din; Hayati Hökelekli’nin Din Psikolojisi; Mualla Selçuk’un Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler, Abdülkerim Bahadır’ın Ergenlik Döneminde Dini Şüphe ve Tereddütler gibi çalışmalardan yararlanılmıştır.

1. Hadislerde Ebeveynin Çocuklarına Karşı Eğitim Uygulamaları (Okul Öncesi Eğitim)

Çocuk hassas bir varlıktır. O anne ve babayı hisseder, onların ilgisine ve bakımına muhtaçtır. Dolayısıyla ona şefkatle ve sevgiyle yaklaşılması gerekmektedir. Onun ilk muallimi anne ve babasıdır. Okul safhasına kadar öğreneceği bilgiler ve edineceği alışkanlıklar ister dini esaslar, isterse görgü kuralları olsun, bütün bunların öğretimi tedrici bir şekilde yapılması gerekmektedir. Çocuğun bunları algılayıp eyleme dönüştürmesi, zihinsel gelişimine ve zamanla bazı hareketleri ve alışkanlıkları kazanmasına bağlıdır. Dolayısıyla öğretilen bilgileri uygulamasını çocuktan behemehal istenilmesi yanlış olur. Ne var ki çocuklar, her şeyi çok çabuk öğrenebiliyorlar. Bu kısa bilgiden sonra ebeveynin çocuğa karşı eğitim uygulamalarının ne olduğunu görebiliriz:

1.1. Çocuğa dini bilgileri yaş safhalarına göre vermek için ülkemizde resimli ve basitleştirilmiş çeşitli kitap ve eğitim malzemesi bulunmaktadır. Konuşma aşamasına gelen bir çocuğa ilk etapta hadiste rivayet edildiği gibi, “Çocuklarınıza ilk söz olarak “La ilahe illallah” demeyi öğretin”[1] buyurularak bu dönemde kelime-i tevhit sözcükleri talim ettirmek, yaş ilerledikçe iman esaslarını ve İslam’ın şartlarını içeren dini bilgilerin öğretilmesine dikkat çekmiştir.[2]

1.2. Dini uygulamalar çerçevesinde temizlik alışkanlığı kazandırmak gerekir. Örneğin, yemekten önce ve sonra ellerin yıkanması, çocuğa tuvalet eğitimi verilirken, tuvalet ve banyoya girmeden önce ve çıktıktan sonra ellerin yıkanması ve taharet alışkanlığı, erkek çocukların oturarak idrarını yapması gibi alışkanlıkların sağlanması gerekmektedir.[3]

1.3. Yemeğe başlamadan önce “Besmele” çekmek, yemeği sonunda “Hamd etmek”, evet girildiğinde ev halkına selam vermek, uyumadan önce dua etmek gibi benzeri adabı alıştırmak, çocukta dini duyguların artmasına ve dini terimlere aşına olmasına vesile olacaktır.[4]

1.4. Kötü ve fahiş sözleri öğrenmesine izin vermemek, devamlı surette hayırlı ve güzel sözler söylemesini telkin etmek, özellikle de yalana alıştırmamak ve her zaman doğru sözlü ve nazik olmasını sağlamak gerekir. Yalan söyleme hususunda Hz. Peygamber bir hadisinde: “Kim bir çocuğa al şunu sana veriyorum deyip, vermezse kendisi için bir günah yazılır” [5]  demiştir.

1.5. Çocuğun zihinsel gelişimini sağlayacak oyuncaklar temin etmek, onun yaşına ve cinsiyetine uymayan, özellikle de şiddet duygularını tahrik edecek oyuncaklarla oynamasına izin vermemek uysal yetişmesini sağlayacaktır.

1.6. Büyüklere saygılı ve küçüklere de merhametli olmayı, misafire hürmet etmeyi, kısacası dinimizin öngördüğü görgü kurallarını öğretmek, çocuğa incelik ve nezaket kazandıracaktır.

Konuyla ilgili olarak Hz. Peygamber’in, “Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen bizden değildir”[6]  hadisi bu kurala vurgu yapmaktadır.

2. Okul Çağındaki Eğitim (Anaokulu ve İlkokul)

Okul aşamasındaki eğitim dönemine gelince, bu yaştaki çocuk artık neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmeğe başladığı ve artık eşyayı ve cinsiyet farkını ayırabildiği yaştır. Nitekim Hanefi ulemasının bir kısmı, bazı hadislere dayanarak yedi yaşın, temyiz yaşı olduğunu belirtmişlerdir [7]. Bu yaş dönemi, ister ana okul, isterse ilk okul çağında olsun, çocuk artık birçok yeni şeylere tanıklık edecek, arkadaşlar edinecek ve sosyal yaşantıyı öğrenecektir. Bu aşamada çocuğa karşı terbiyevi görevleri şu şekilde sıralayabiliriz:

2.1. İbadete alıştırmak. Artık çocuğun bu dönemi, ibadete alıştırıldığı ve uygulamalı eğitimin verildiği dönemdir. Hz. Peygamber ibadet eğitimi konusunda şöyle buyurur: “Çocuklarınız yedi yaşında iken namaz kılmalarını emredin, on yaşına vardıklarında kılmazlarsa onları azarlayın…”.[8] Hadisi şerif bize, bu yaşta abdest ve namaz gibi uygulamalı ibadetleri öğretmenin önemine işaret etmektedir.

2.2. Çocuğu cami, kültür merkezleri ve hayvanat bahçesi gibi sosyal çevreye alıştırmak. Bu sayede çocuğun sosyal ve dini duygularının olgunlaşmasına katkı sağlanmış olacaktır[9]. Ayrıca çeşitli spor faaliyetleri yapmasını sağlamak, bu onun stresli olduğu zamanlarda deşarj olmasını sağlayacak ve sinirlerini rahatlatacaktır.

2.3. Bu yaştaki çocuk okuma ve yazmayı okulda öğrendiğinden dolayı, elif cüzünü de öğrenmesi hiç de zor olmayacak, bunun akabinde Kur’an-ı Kerimi okumaya başlayacak, hatta bazı önemli sureleri, örneğin kısa ve namaz surelerini de ezberleyecektir.

2.4. Çocuğa evde bir ders programı hazırlamak, eksik bilgilerini tamamlamak ve çocuğun dini eğitimini bu vesile ile gidermek, örneğin bu bir hafta sonu okulu da olabilir. Gerekirse iyi bir hoca seçerek özel dini eğitim de alma imkânı sağlanabilir.

2.5. Okuldaki dersleriyle ilgilenmek, öğrendiği bilgileri gözden geçirmek, bunun yerine doğru bilgiler sunmak, özellikle din ve İslam tarihi konusunda verilen bilgileri kontrol etmek gerekir.

2.6. Bu dönemde kimlik arayışı içerisinde olan çocuk kendisine bir model arar. Genel olarak erkek çocukları babalarını, kız çocukları da annelerini model alırlar. Bu yüzden anne ve babaların iyi birer model olmaları çok önemlidir. Dolayısıyla ebeveynin inanç ve ahlaki prensiplerine zıt ve çelişkili hareketlerden kaçınmalıdırlar. Zira çocuğun fark edeceği yanlış veya çelişkili hareketler, onu din konusunda samimiyetsizliğe götürebilir.

3. Ergenlik Dönemindeki Eğitim ve Zorlukları

Bu başlığımızda ergenlik çağında uygulanan eğitim ve bunun zorlukları üzerinde durulacaktır.
Ergenlik çağına gelmiş bir çocuk ister kız isterse erkek çocuğu olsun fark etmez, artık gençlik dönemine girmiş ve yeni bir kimlik kazanmıştır. Ergenlik yaşı konusunda eğitim uzmanlarının verdikleri bilgilere göre ergenlik, kız çocuklarında dokuz ila on iki yaş arası, erkek çocuklarında ise, on iki ilâ on beş yaşı arasında gerçekleşmektedir. [10] Tabi ki bu durum, çocuktan çocuğa farklılık gösterebildiği gibi, soğuk ülkelere nazaran sıcak ülkelerde çocuklar daha erken ergenlik çağına girebilmektedirler. Ergenlik çağına girmiş olan bir genç, fizyolojik ve biyolojik değişime uğrar.[11] Bağımsızlığını kazanarak, artık kendi kararlarını kendisinin verebileceği, sorumluluk yüklenebileceği psikolojisine girer.[12] Dolayısıyla ailesinin verdiği kararlar veya öngördüğü uygulamalar gencin işine gelmediği zaman onları pek dikkate almaz. İşte ona verilecek olan eğitimin en zor olduğu dönem bu dönemdir. Gençlik döneminde verilecek olan eğitim, daha ziyade yönlendirici niteliğini taşıyan bir eğitim metodu olması gerekir. Anne ve baba artık bu gence karşı emri vaki tarzda hareket etmeyi bırakıp, onunla sürekli iletişim ve istişare içerisinde olmak durumundadır. Aksi takdirde bu genç, kendisine baskı yapıldığı duygusuna kapılacak ve bu baskıdan kurtulmanın yollarını arayacaktır. Dolayısıyla gencin, bu zor dönemi problemsiz bir şekilde atlatabilmesi için ona yardımcı olmak ailenin önemli görevleri arasındadır. Örneğin, gence güven duygusunu vermek, iyi ve faydalı arkadaş seçiminde yardımcı olmak, yanlış işlere bulaşmaması için gerekirse sezdirmeden onu takip etmek gerekir. Sosyal faaliyetlerini yoğunlaştırmak, gerektiğinde eve bir bilgisayar alarak, onunla faydalı yönde meşguliyetini sağlamak gibi imkanlar sunarak yardımcı olmak gerekmektedir. Ebeveynin bu dönemdeki eğitim görevleri sırasıyla şöyledir:

3.1. Bu dönemde ailesinin hiçbir baskısına gelemeyen genç, gençliğini en renkli bir şekilde yaşamaya çalışır. Bu nedenle okul derslerini önemsemez, bazı dersleri başarmada sıkıntı çeker ve cesareti kırılır. Hatta bu dönemdeki bazı gençler okulu, renkli yaşantıları için bir engel sayarlar. Dolayısıyla, derslerinde başarılı olabilmeleri için yoğun derecede motivasyona ihtiyaçları vardır. Bu motivasyonu verme görevini ya babası ya bir arkadaşı ya da özel dersler veren dershanelerdeki öğretmenlerin üstlenmesi gerekir.

3.2. Hayatın bütün zevklerini yaşama hırsıyla hareket eden bu dönemdeki gencin en önemli sorunlarından birisi, sinemaya gitmek ve internet kafelerde oyun oynama alışkanlığıdır. Bu yüzden geç yatma sıkıntısı başlar ve uykusu düzensiz hale gelir. Bunun çözümü bu gibi alışkanlıkları yasaklamak değildir. Belki en isabetli yol, bunların kullanımında sınır getirmek ve belirli zaman dilimine bağlamak en tutarlı yöntem olarak görünmektedir.

3.3. Yine bu dönemdeki gencin, arkadaşları vasıtasıyla edineceği en kötü alışkanlıklarından birisi de sigara kullanmaya başlamasıdır. Hatta birçoğu bunu erkekliğin bir göstergesi olarak görür. Halbuki o bununla bedenini zehirlediğinin farkında bile değildir. Bu konuda ebeveyn duyarlı olmak zorundadır.

3.4. Ergenlik döneminde olan bir gencin gerek okuldan gerek aileden gerekse çevreden aldığı çeşitli bilgiler neticesinde zihninde bazen dinî şüphe ve tereddütlerin oluşmasına neden olur. Şüphe edilen konuları yoğunluk itibarıyla şu şekilde sıralamamız mümkündür:

a) Melek, cin ruh, şeytan gibi soyut varlıklarla ilgili şüpheler,
b) Sevap-günah meselesi ile ilgili tereddütler,
c) Fakirlik-zenginlik, cinsiyet gibi eşitsizliklerle ilgili şüpheler,
d) Ahiret, ölüm sonrası hayat ile ilgili şüpheler,
e) Kaza-kader, hayır-şer vb. gibi soyut konularla ilgili şüpheler,
f) Allah’ın varlığı, birliği ve diğer sıfatları ile ilgili şüpheler,
g) Evrenin ve insanın yaratılışı, ölüm ile ilgili tereddütler,
h) Kitaplara ve Peygamberlere iman ile ilgili şüpheler[13].

Gençler, söz konusu konuları ve zihinlerinde oluşan şüphe ve tereddütleri topluma açamazlar. Zira dışlanacağından veya ayıplanacağından dolayı çekinirler. Ancak bu konularda bilgili ve samimi buldukları şahıslara açılırlar. Böylelikle aldıkları bilgilerle şüphelerini giderirler. Bazı gençlerin bu sorularına cevap veren bir bilir kişiyi bulamamaları veya yanlış cevaplanması, onların din konusunda sapmalarına neden olabilmektedir[14]. Ailelerin bu gibi sorunların aşılmasında çocuklarına yardımcı olmaları çok önemlidir[15]. Özellikle gençlerde, sevgi unsurunu hâkim kılmak ve güven duygusunu vermek, onları kendi değerlerine bağlı kılmak, dinî ve millî bir görevdir.[16]

3.5. Bu dönemdeki gencin ihtiyaçları çoğalır, dolayısıyla daha fazla harcama yapar. Bu nedenle gerekli maddi ihtiyaçlarının giderilmesi gerekmektedir. Eğer onun bu ihtiyaçları giderilmezse, elde etmek için başka yollardan, gerekirse gayri meşru bir şekilde onu elde etmeğe çalışacaktır. Gencin bu yanlış hareketinin önüne geçilebilmek için, ihtiyaçlarının karşılanması ve orta bir yol izlenmesi gerekmektedir.

3.6. Bu dönemdeki gençlerin bir kısmı çeşitli nedenlerden dolayı bazı psikolojik, ahlaki ve sosyal sorunlar yaşar. Örneğin, terk edilmiş duygusuna kapılan, depresyona giren, uyuşturucu kullanan, hırsızlık yapan, kötü arkadaşların kurbanı olan, bazı suçlara ortak olma yüzünden ciddi hukuki sorunları yaşayan gençler, ev ve ailesini terk etme girişiminde bulunabilmektedirler. Bu gençler her ne kadar aileden ve toplumdan kopmuş olsalar bile, onlar bu toplumun birer ferdidir. Dolayısıyla gençleri yeniden ailelerine ve topluma kazandırmak için Aile ve Sosyal Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığının sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak onlara sahip çıkmaları bu konuda çaresiz ailelere yardımcı olmaları faydalı olacaktır.

3.7. Lise seviyesine gelmiş bir gencin artık hangi alana veya mesleğe daha fazla meyilli olduğu anlaşılır. Eğer dini ilimleri okumaya meyli varsa bu alana yönlendirilir. Şayet yetişen gencin arzusu ve kapasitesi sosyal bilimler ve diğer ilim dallarını öğrenmek ya da belirli bir meslek sahibi olmak ise, bu durumda onu arzu ettiği alana yönlendirmek ve o alanda yetişmesini sağlamak gerekir. Çünkü her genç öğrenebildiği ve sevdiği alanda başarı sağlayabilir.

SONUÇ

İnsanoğlunun dünyaya geldiği andan itibaren yaşadığı hayat safhalarında birçok birikim ve tecrübeye sahip olur. Sözü edilen birikim ve tecrübenin büyük bir kısmı aldığı eğitimin bir ürünüdür.

Yazımızda okul öncesi aile eğitimi ve okul çağında çocuğa uygulanan eğitim metodu temel hadis kaynakları referans alınarak bilgi verilmiştir.

Buna müteakip, çocuğa ergenlik çağında verilen eğitim ve zorlukları üzerinde durulmuştur. İslam dininin ebeveyn üzerine yüklediği en önemli görevler içerisinde, çocuklarını bakıp büyütürken onları en güzel ahlakla eğitmeleri ve görgü kurallarını öğretmelidir. Hz. Peygamber’in çocuk eğitimi üzerinde bu kadar durması, İslam dininin insana vermiş olduğu değerden kaynaklanmaktadır. Çocuklarının dünya mutluluğunu sağlamak için her türlü maddi imkanlarını seferber eden anne ve babalar, ne yazık ki ahiret saadetlerini hazırlamak için onlara gerekli terbiye ve eğitimi vermeyi ihmal etmektedirler. Bu çelişkinin hiçbir mantıki izahı yoktur. Çocuğu eğiterek ihya eden bir aile, bütün bir milleti ihya etmiş gibidir. Çocuğun eğitiminde kusur ederek, onu zayi eden bir aile de bütün bir milleti zayi etmiş gibidir. Dolayısıyla ebeveynin çocuklarının eğitimine eğilmeleri, onların bedensel ve maddi bakımı kadar önem arz etmektedir. Toplum olarak çocukların geleceklerinin hazırlanması için hep birlikte bütün imkanların seferber edilmesi milli ve dini bir görevdir. Çünkü büyüyüp yetişen bugünün gençliği yarınlarımızın umududur.


Kaynakça

Abdülbasit, Seyyid Muhammed, “Çocuk Eğitiminde Peygamberimizin Metodu”, Beka Yay., İstanbul, 2008.
Ahmed b. Hanbel, Ebû Abdillah eş-Şeybânî, “el-Müsned”, I-VI, el-Mektebu’l-İslamî, Beyrut, 1985.
Bahadır, Abdülkerim, “Ergenlik Döneminde Dini Şüphe ve Tereddütler”, Hayati Hökelekli, Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi adlı eserdeki makaleler, sy. 269, Ank. Okulu Yay. Ankara, 2002.
Beyhâkî, Ahmed b. Hüseyin, Şu’abu’l-Îman, Neş. Said b. Besyûnî, Beyrut, 1990Buhârî, Muhammed b. İsmail, “el-Câmiu’s-sahîh”, I-VIII, İstanbul, yy., 1979.
Canan, İbrahim, “Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye”, Milsan Basın, İstanbul, 2000.
Dönmez, İbrahim Kâfi, “Temyiz”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 2011, XXXX/437- 439.
Ebû Dâvud, Süleyman b. El-Eş’as es-Sicistanî, Sünen Ebî Dâvûd, I-V, Humus: yy.,1969.
Esmâ bt. Muhammed, İbrahim Âlu Talib, Ahkamü’l-mevlüd fi’l-fıkhi’l-islami, Riyad, Daru’s- Sumey’î, ts.
Gök, Bilal Semavi Dinlerde Sünnet Geleneği, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kayseri, 1995.
Gümrükçüoğlu, Süleyman “Din Eğitimi Açısından Çocuğun Hakkını Korumada Ailenin Sorumluluğu”, Turkish Studies- Comparative Religious Studies, Cilt. 15, Sayı. 2, Haziran 2020, ss. 177-209.
Gümüştakım, Raziye Ş., Hilal D. Aksoy, Saide E. Cebeci, Serdal Kanuncu, Lütfullah Çakır, “Erdinç Yavuz, 0-2 Yaş Çocuklarda Beslenme Alışkanlıklarının Değerlendirilmesi: Çok Merkezli Çalışma”, Fam Pract Palliat Care, Cilt: 2/1, 2017.
Güven, Ahmet, “Çocukta Benlik Gelişiminde Aile İçi İletişimin Rolü: İslam Dini Açısından Bir İnceleme”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2013.
Hökelekli, Hayati, “Din Psikolojisi”, Türkiye Diyanet Vakıfları Yay., Ankara, 1998.
İbn Ebi’d- Dünyâ, Ebu Bekr Abdullah b. Muhammed, Mekarimu’l-ahlâk, thk. Muhammed Abdulkadir Atâ, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1989.
İbn Kayyim el-Cevziyye, Tuhfetu’l-mevdûd bi ahkami’l-mevlûd, Beyrut, yy., ts.
İbn Mâce, Muhammed b. Yezîd el-Kazvînî, “es-Sünen”, I-II, thk. Muhammed Fuâd Abdu’l- Bakî, Kahire, 1972.
Kahraman, Sürücü Sümeyye, “Kur’an ve Hadislerde Aile Kavramı”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Adana, 2006.
Kalyon, Regaibe, “Hadislerde 0-7 Yaş Dönemi Çocuk Eğitimi”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Karabük Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Karabük, 2020.
Keleş, Engin, “Hz. Peygamber’in (s.a.s) Hadislerinde Çocuk Hakları”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzincan, 2021.
Kula, Naci, “Gençlik Döneminde Kimlik ve Din”, (Hayati Hökelekli, “Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi” adlı eserdeki makaleler, Ankara Okulu Yay., Ankara, 2002.
Müslim b. Haccâc, Ebu’l Hüseyin el-Kuşeyrî en-Nisâbûrî, el-Câmiu’s-sahîh, 5 Cilt. thk. Muhammed Fuâd Abdulbâkî. Kahire: y.y., 1991.
Nebi, Bozkurt, “Sünnet”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 2010, XXXVIII/157-159.
Nesâî, Ebu Abdirrahmân Ahmed b. Şuayb b. Bahr, es-Sünenü’l-Müctebâ, I-VIII, Kahire, 1383.
Pak, Âdem, “Hz. Peygamber’in (sav) Çocuklarla İlişkileri Üzerine Tespit ve Değerlendirmeler”, UÜİF Dergisi, Cilt: 19, Sayı. 1, 2010, ss. 43-67.
Peker, Hüseyin, Din Psikolojisi, Çamlıca Yay., İstanbul, 2011.
Raziye Ş., Gümüştakım, Hilal D. Aksoy, Saide E. Cebeci, Serdal Kanuncu, Lütfullah Çakır, Erdinç Yavuz, “0-2 Yaş Çocuklarda Beslenme Alışkanlıklarının Değerlendirilmesi: Çok Merkezli Çalışma”, Fam Pract Palliat Care, 2/1 (2017) 1-8, 4.
Oflaz, Abdulhalim, “Çocuk Eğitimi/Terbiyesinde Nebevi Metod”, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı. 11, Yıl. 2017, ss. 287-306.
Öcal, Mustafa, “Çocuk Terbiyesi ve Peygamberimizin Eğitim Metodu”, Diyanet Dergisi, Cilt. 25, Sayı. 4, Ankara, 1989.
Öcal, Mustafa, “Din Eğitimi ve Öğretiminde Metotlar”, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara, 2009.
Sağlam, İsmail, “Hz. Peygamber’in Çocuk Eğitiminde Öne Çıkardığı Hususlar”, UÜİF Dergisi, Cilt. 11, Sayı. 2, Yıl. 2002, ss. 167-190.
Sancaklı, Saffet “Hz. Peygamber’in Çocuklarla Olan İlişkisinde Eğitim-Öğretim Açısından Ön Plana Çıkan Hususlar”, Diyanet İlmi Dergi, Cilt. 43, Say. 1, Ankara, 2007.
Satı Eser, R., Sünnetle İlgili Kanser Problemleri, İstanbul, yy., 1966.
Said Radinî, Eşvak, “Doğumun İlk Haftasında Bebek ile İlgili Hükümler”, Çev. Abdülkadir Şanalmış, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, Sayı. 35, Yıl. 2020, ss. 679-702.
Selçuk, Mualla, “Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler”, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara, 1991.
Şahin, Saniye Hollanda’daki Müslüman Gençliğin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Avrupa İslam Üniversitesi, Schiedam, 2006.
Taberanî, Ebu’l-Kasim Süleyman b. Ahmed, “Mu’cemü’l-kebir”, I-XXIII, thk. Hamdi Abdülmecid es-Silefi, Mektebetü’l-Ulum ve’l-Hikem, Medine, 1985.
Tirmizî, Ebû Îsâ Muhamed, Sünenü’t-Tirmizî, I-V, thk. Ahmed Muhammed Şakir, Dâr İhyau’t- Türâsi’l-Arabî, Beyrut, 2002.
Uluslararası XIV. Mevlidi Nebi Sempozyumu, “İslam ve Çocuk”, HÜİF Tebliğler Kitabı, Şanlıurfa, 14-15, 2020.
Zorlu, Süleyman – ZORLU Süheyla, “Çocuklar İçin Sevgi Hakkı Mukayeseli Bir İnceleme”, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt. 21, Özel sayı. Yıl. 2019, ss. 1851-1873.

[1] el-Beyhâkî Ahmed b. Hüseyin, Şu’abu’l-İman, Neşr. Said b. Besyûni, Beyrut, 1990, VI/398.
[2] Bkz. Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi, s. 259-262.
[3] Bkz. Regaibe Kalyon, “Hadislerde 0-7 Yaş Dönemi Çocuk Eğitimi”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Karabük Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Karabük, 2020, 93-94.
[4] Bkz. Hüseyin Peker, Din Psikolojisi,Çamlıca Yay., İstanbul, 2011, 158-165.
[5] İbn Ebi’d-Dünya Ebu Bekr Abdullah b. Muhammed, Mekârimu’l-ahlâk, thk. Muhammed Abdülkadir Ata, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1989, s. 122.
[6] Ahmed b. Hanbel, “el-Müsned”, I/185.
[7] Bkz. İbrahim Kâfi Dönmez, “Temyiz”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 2011,
[8] Ahmed b. Hanbel,“el-Müsned”, II/180.
[9] Bkz. Mustafa Öcal, Din Eğitimi ve Öğretiminde Metotlar, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara, 2009, 53-54.
[10] Bkz. Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi, s. 266.
[11] Bkz. Naci Kula, “Gençlik Döneminde Kimlik ve Din”, edit. Hayati Hökelekli, “Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi” adlı eserdeki makaleler, Ankara Okulu Yay. Ankara, 2002, s. 31.
[12] Bkz. Naci Kula, age . Hayati Hökelekli, “Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi” adlı eserdeki makaleler, s. 50.
[13] Bkz. Abdülkerim Bahadır, Ergenlik Döneminde Dini Şüphe ve Tereddütler, edit. Hayati Hökelekli, Gençlik, Din ve Değerler Psikolojisi adlı eserdeki makaleler, sy. 269, Ankara Okulu Yay., Ankara, 2002.
[14] Mustafa Öcal, Din Eğitimi ve Öğretiminde Metotlar, 51-53.
[15] Bkz. Mualla Selçuk, Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler, Türkiye Diyanet Vakfı Yay., Ankara, 1991, 70-89.
[16] Bkz. Saniye Şahin, Hollanda’daki Müslüman Gençliğin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Basılmamış Yüksek Lisans tezi, Avrupa İslam Üniversitesi, Schiedam, 2006, 38-52.

Önceki İçerikEğitimde Nebevi Kıvam
Sonraki İçerikAllah Özel Hissettiriyor
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,410TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Popüler İçerikler

Son Yorumlar

Fırat yorumladı Bir Dünya Uğruna
Mehmet Nuri YAZICI yorumladı Ademoğlunda Olması Gereken Artı Uçlar
İnci Özmen yorumladı Merhamet
Zahide küçük yorumladı Merhamet
Mehmet Nuri YAZICI yorumladı Çocukların Tanrısı
mehmetaluc yorumladı Fevkalbeşer
ismet yorumladı Çocukların Tanrısı
Pınar yorumladı Göz Toprağa Bakar
Erdal ÖZAYDIN yorumladı Adına Nefs Dedik
ESMA CAN YORGUN yorumladı Mübarek Aylar
Zehra yorumladı Binbir Düşünce