Ana SayfaGenelİslamofobi

İslamofobi

Değerli okurlarım,

İslamofobi; sözlük anlamıyla “İslam korkusu” olarak tanımlansa da temelde İslam dinine, Müslümanlara, onların değerlerine ve kültürlerine karşı duyulan rasyonel olmayan korku, önyargı, ayrımcılık ve nefrettir.

İnsanoğlu tarih boyunca bilinmeyen, tanınmayan veya yanlış öğretilen her şeye karşı doğal bir mesafe, korku ve önyargı geliştirmiştir. Hatta bu önyargının köklerini sadece yakın tarihte değil, Batı ile İslam dünyasının karşı karşıya geldiği Haçlı Seferleri’ne kadar götürmek de mümkündür.

Ancak 21. yüzyılda “İslamofobi” adıyla karşılaştığımız durum, sadece basit bir korku ve endişe değildir. Özellikle 11 Eylül olaylarının ardından yaygınlaşan bu durum; bazı siyasi grupların ve medyanın eliyle planlı bir önyargı aracına dönüşmüştür.

“İslam korkusu” şeklinde yumuşatılmaya çalışılan bu kavram, uygulamada bir korkudan ziyade açık bir ayrımcılık ve nefret söylemidir. Bir dini, o dine mensup milyonlarca insanı ve koca bir medeniyeti bir tehdit kaynağı olarak etiketlemek; yalnızca o inancın mensuplarına değil, dünya barışına da zarar verir. Bir bireyin kılık kıyafeti, kökeni veya ibadet şekli nedeniyle sokakta, iş yerinde veya havalimanında “potansiyel şüpheli” muamelesi görmesi, açık bir insan hakkı ihlalidir.

Medyanın kullandığı ötekileştirici dil; insanların birbirini tanımak ve anlamak yerine, ekranların ve manipülatif söylemlerin çizdiği kurgusal sınırlar üzerinden değerlendirmeye başladığında birlikte yaşama kültürü ağır bir yara alır.

Bu birikmiş nefret iklimini kırmanın yolu, sürekli savunma psikolojisiyle hareket etmekten geçmez. Asıl yapılması gereken; hakikati, adaleti ve insan odaklı bir diyalog zeminini ısrarla inşa etmektir. Farklı kültürlerin bir arada yaşama tecrübesini öne çıkarmak, önyargı üreten kalıpları toplumsal düzeyde sorgulamak ve ayrımcılığa karşı hukuki güvenceleri sağlamlaştırmak zorundayız.

Köprüleri yıkmak, duvarlar örmek son derece kolaydır; zor ama değerli olan, o köprüleri bıkmadan, usanmadan yeniden kurabilmektir. İnsanlığın huzuru, korkunun gölgesine sığınmakta değil, birbirimizin yüzüne adaletle bakabilmektedir.

İşin en acı tarafı ne biliyor musunuz? Adının yanına ‘’fobi’’ kelimesiyle yakıştırmaya çalıştıkları İslam, zaten kelime anlamı olarak barış, esenlik ve huzur demek. Özünde insanlığa güven ve huzur vadeden bir dini korkuyla yan yana getirmek en büyük haksızlık.

Rabbim bizleri ayrıştıranlardan değil, nefrete karşı durup yeryüzüne barış ve esenlik yayanlardan eylesin. Âmin. Kalbi dualarımla…

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar