20 C
Bursa
25 Mayıs 2024 Cumartesi
spot_img
Ana SayfaGenelSahi Neydi Ölüm?

Sahi Neydi Ölüm?

Kelimeye değer biçen şey manadır. Mana değerin özü olup koskoca bir dünya gibi karşımıza çıkar. Fakat bazı kelimeler var ki manaları ile bizi sarsıp, duygularımızın üzerine koskoca bir kaya gibi düşer.

Ölüm gibi…

Sahi neydi ölüm? Fani bir dünyaya elveda mı? Yoksa bedenin bu dünyaya karşı artık mağlup olup ruhun yalnız başına başka bir aleme yolculuğu mu?

Sahi neydi ölüm?

Allah’ın, ey kulum senin bu dünyada olan çilenin mükâfatı huzurumdur demesi midir ?

Neydi ölüm?

Arkada bıraktıklarımızın gözyaşları mı, yoksa birkaç sene sonra unuttuklarımız mı ?

Yeryüzünde var olan her şey yok olmaya mahkûmdur. Çünkü Rabbimiz Ankebut suresinin 57. ayetinde; ”Her nefis ölümü tadacaktır” diyor. İnsan varlığıyla beden ve ruhtan oluşan, Allah’ın yeryüzünde her şeyi hizmetine sunduğu halifesidir. İnsan, yaratılışı ile eşref-i mahluktur. İnsana sunulan bunca değere rağmen nasıl olurda kendisini dünyanın birkaç geçici zevki için heba eder?

Şöyle çevremize baktığımızda her şey zamanın esiri olup yok olmaktan başka bir sonuçla karşı karşıya kalmamıştır. Yarına dair ideallerimiz, hayallerimiz, uğruna her şeyi yaparım dediklerimiz hani nerede? Sonuç koskocaman ve büsbütün bir yok oluş değil mi?

Varlığında kıymet bildiklerimiz de kırıp döktüklerimiz de belli bir zamanın sonunda en ön safta yeşil bir elbise ile sonsuz bir yolculuğa mahkûm olacakken nedir bu telaş?

Evet ölüm hak. Ama bu hayata karşı mücadele edip tekrar tekrar ayağa kalkmak zorundayız. Kaybettiğimiz en değerlilerimiz, belki de bu dünyanın çilesininin mükâfatı olarak ebedi bir huzur içindeler.

Ne güzel diyor Üstat Necip Fazıl:

“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber… Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?”

Doğduğumuz anda kulağımıza okunan ezan aslında bir nevi bir gün okunacak selanın habercisiydi . Bir yok olma değildir ölüm . Aksine bir başlangıç bu alemden sonsuz aleme başlangıçtır. Yarınına bile hükmedemediğmiz dünyanın bu geçici hırsı, en küçük bir meselede bile kırıp döktüklerimiz bir gün somut olarak yok olmaya mahkum olacaktır.

Bu yok oluşa rağmen, değer ve sevgi kavramları bu dünyada paha biçilmez şeyler iken ne oldu da bu kadar sıradanlaşıp unutuldu?

Şu asla unutulmamalıdır ki, varlığında yok saydığımız insanların, yokluğuna var saymaya çalışmamız kadar samimiyetsiz bir şey olamaz. Çünkü, o ruh bedenden ayrıldıktan sonra sevgi de değerini kaybediyor.

Vaktine hasıl olan değer ancak kıymete binebilir. Vaktinde verilmeyen değer ise samimiyetsizlikten ve koskoca bir boşluktan başka bir şey değildir. Hem ne diyor şair:

“Vaktinde gelmeyen hiçbir şeyin önemi yok. Ben öldükten sonra getireceğiniz çiçeği, çöpe atın. Mezar taşları çiçekten anlamaz.”

• Bu yazımı 01.04.2023 tarihinde vefat eden sevgili yengeme ithafen yazdım. Okuyan kardeşlerimden ruhuna bir Fatiha okumaları şahsım ve ailem için büyük bir mutluluk olacaktır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

İnsan ve Mana

Saat 04.17

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Rabbimin Rızası

Korkusuzdan Korkulur

Ezanın Çağrısı

Küsmek Yakışmaz Kula

Son Yorumlar

Nimet yorumladı Hamas’ın Neferleri
gülten yorumladı Hamas’ın Neferleri
Altun yorumladı Vadedilen Cehennem
Lamia yorumladı Sahabe Hanımlar
Lamia yorumladı Uyuyan Güzel Rim