1- İslam’ın Çağlara Hükmeden Modeli
İslam’ın bu çağa olan cevabı nedir? İslam nasıl bir model öneriyor? İslam modern çağa ne sunuyor? İslam insanlığa ne söyler? Kâbe ve çevresindeki semboller etrafında şekillenen ibadet İslami hayat modelinin nasıl olduğunu ve ne şekilde olduğun bizlere gösteriyor. Kâbe modelini inceleyen bir insan İslam modelinin bütün insanlığa, bütün devirlere, bütün zamanlara hükmettiğini görecektir.
2- Kulun Allah ile Baş Başa Muhasebesi
Kâbe; İnsan ile Allah’ın buluşma mekanıdır. Burada insan Allah’a kendini arz eder. Allah ile bir muhasebe, bir iç muhasebe yapar. Misafirliğe gelen bir adamın Allah’a kendini açması, dertlerini paylaşması, ondan şifa aramasıdır. Tüm perdelerin ve engellerin kalktığı yüz yüze, diz dize bir muhabbetin kurulmasıdır.
3- Hakikatin ve Yönelişlerin Merkezi
Kâbe bütün yönelişleri birleştiren merkez olarak Allah’a işaret eder. Varlığın evi… Dilin evi… Dinin evi… İnsanların evi… Hakikatin evi… Her şey evin tek sahibi olan Allah’a sadece Allah’a, tekrar Allah’a çağrılıyor. Allah’a davet ediliyor. Allah’a yönelmeye isteniyor…
4- Aile: Allah’ın Evinden Alınan Model
Allah insanlığı evine davet ederken, insanlardan kendi evinin modelini örnek alarak ev kurmasını istiyor. Ev demek insan, aile, toplum, medeniyet, kültür, eğitim, devlet demek… Her şey evde başlar. Bugün aileye savaş açan şeytani güçler ne istediklerini iyi biliyorlar. Allah’ın evi tektir. İnsanların evi ise erkek ve dişiden müteşekkil ve çocuklarla çoğuldur. Allah ev olarak gösterirken insanlığa aileyi gösteriyor. Aile kurmayı şirk düzenleri aileyi yıkan, darmadağın eden, erkek- kadın ayrıştıran, çocukları saptıran bir çizgi üzerinden gidiyor. Şirk düzenleri ailenin en büyük düşmandır.
5- Zahmetteki Rahmet: Konfor Değil İbadet Yolculuğu
Zahmette rahmet… Kâbe’de ibadet zahmeti göze almaktır. Zahmetin sonunda ise rahmet vardır. Kolaylaştırma vardır ama bununla beraber zahmette vardır. Yolculuk, tavaf, say, Arafat, Müzdelife, Mina… Hepsi ayrı ayrı zahmet gerektiren ibadetler… Bunun yanında iklim, otel, yemek, sağlık, ziyaretler ve diğer etkenlerle oluşan zahmetler de vardır. Kâbe’ye giderken konforlu bir yolculuğu değil büyük zorlu bir yolculuğu göze almak gerekiyor. Kendi kendine zorluk çıkarmak isteyen değil ama mevcut zorlukları da şikâyete dönüştürüp bunlar üzerinden şeytanın ayartmasına kapılmamak gerekiyor. Bu zahmetler üzerinden başlayan şikayetler ne yazık ki ibadete halel getirecek bir şikayete dönüşüyor.
6- Hayırda Yarış ve Niyetin Nasibi
Kâbe aynı zamanda hayırda yarışın mekanıdır. Burada buluşan Müslümanlar bir yandan ibadet ederken bir yandan da birbirleriyle yarış halindedirler. Herkesin buradaki nasibi ve kısmeti o kişinin ihlas, tevazu, gayret ve samimiyetle yaptığı ibadetlerle ortaya çıkar. Her hacının nasibi ancak onun niyeti ve ameliyle ölçülür. Burada da her yerde olduğu gibi insan imtihan olunmaktadır. Müslümanlar da bu hayırda yarışın imtihanını yaşamaktadırlar. Ve elbette ki bazı Müslümanlar bu hayırdaki nasipleri daha fazla olmakta Allah katında daha fazla rızıklandırılmaktadırlar.
7- İdealden Pratiğe: Hayatın Dönüşümü
İdealden pratiğe…. Pratikten ideale…. Kâbe’yi görüp yaşadıktan sonra hayatına kaldığın yerden devam edemezsin. Buradaki idealleri hayatında pratiğe dönüştürmelisin. Hac ve Umre ibadetinde yaptığın duaların, tevbelerin, istiğfarların, yeminlerin değeri evine, işyerine, mahallene, şehrine, ülkene döndüğünde yaptıklarınla ölçülür.
8- Beş Emanet ve İslam’ın Koruması
Can, mal, din, namus, nesil… İnsanlık bunların koruması ile kurtuluşa erebilir. Tüm din ve ideolojiler bunları muhafaza etmeye çalıştığını iddia eder ama tam anlamıyla İslam muhafaza edebilir. Kâbe’de bunlar Allah’ın koruması altında… İnsanlığa bunların muhafaza edilebildiğini sürekli bir örneklik ile göstermektedir. Yüzbinlerce mümin- müslüman insan bu beş emaneti korumakla yükümlüdür.
9- Beytullah’ta Misafirlik Adabı
Kâbe’de misafir adabı… Allah’ın evinde misafir olarak kabul görmüşsün. Oraya vardığında o evin misafir adabına göre davranmalısın. Öncelikle büyük bir saygı, sevgi, tevazu içinde hareket etmelisin. Her daim dua, zikir, ayetleri dillendirmelisin. Evde yaşanacak bir zorluk, engel halinde şikayet etmemelisin. Senin gibi misafir gelenlere saygıda kusur etmemelisin. Ev sahibinin hoşlanmadığı, yasakladığı fiilleri yapmamalısın. Ev sahibinin ikramlarını almak için her daim hazır olmalısın. Sana ikram edilen nimetleri geri çevirmemelisin.
10- Kâbe Okulu ve Rabbani Terbiye
Kâbe okulunun öğrencisi olmak… Rab kelimesinin anlamı terbiye eden demektir. Kâbe okulunun terbiyecisi, muallimi Allah’tır. Müslümanları buraya çağırır. Hem teorik hem pratik eğitimden geçirir. Eğitir, öğretir, bilgilendirir, yetiştirir. Bu okulda mezun olanların dereceleri farklı farklıdır. Bu okulda derslerine gereği gibi çalışan, öğrenen, gayret eden, ihlas ve samimiyetle teslim olan, öğrendikleri ile amel edenler amaçlarına ulaşmış olurlar.
11- Arınma ve Temizlenme Merkezi
Arınma ve temizlenme merkezi Kâbe… Kâbe’ye gelmek için yola çıkanlar hem maddi hem manevi olarak hazırlanırlar. Hayatlarında o ana kadar işleye geldikleri günahlar, hatalar, sorumsuzluklar, ihmalkarlıkları görmeye çalışırlar. Büyük bir özeleştiri ve değerlendirme süreci yaşar. Yola çıkma vakti geldiğinde gusül ve abdest ile temizlenir. İhram ile kavuşmak istediği beyaz sayfaya hazırlık yapar. Bu haliyle Kâbe madden temizlenmiş milyonların bir araya geldiği yerdir. Manen temizlenme, arınma Kâbe’de gerçekleşir. Tevbe, dua, yakarış ile hayatında yeni bir sayfa açmaya hazırdır.
12- İnsanlığın Kurtarılmış Bölgesi Kâbe…
“Harem”, avlanmanın, ağaç kesmenin, ot koparmanın, kavga etmenin ve bazı özel hükümlerin yasak olduğu kutsal koruma bölgesi demektir. Hem Mekke hem de Medine için ayrı ayrı belirlenmiş harem sınırları vardır.
Harem bir nevi kurtarılmış ve kurtulmuş bölgedir. Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed bu bölgeyi kurtararak insanlığa hediye ettiler. İnsanlığa ev, mahalle, şehir, devlet olarak kurtarılmış selam, barış ve huzur yurdu inşa edilme ve kurma görevi verilmiştir. Kurtarılmış bölgelere gelenler, girenler kurtuluşa erecektir. Her Müslüman yaşadığı yeri kurtarmak ile sorumludur.
13- Takva: Yegâne Üstünlük Ölçüsü
İnsanların tek üstünlük ölçüsü olarak takvanın alındığı yerdir; Kâbe. Allah’ın huzuruna kabul edilenler; kariyerini, sermayesini, birikimlerini, statülerini, mevkilerini, ırklarını, devletlerini, aşiretlerini, renklerini bir yana bırakırlar. Bunları bir kenara bırakarak sadece ve sadece niyetleriyle ve amelleriyle Allah’ın huzuruna varırlar. Bunlardan sıyrıldığın zaman yücelirsin yoksa bunlar senin ağırlığın olur senin yücelmene engel olur.
14- Tavafın Kalbi: En Yakın Sığınak
Tavafta merkeze yaklaşıldıkça insanların istekleri, sevinçleri, hüzünleri, gözyaşları çoğalıyor. Kâbe’nin örtüsüne tutunanlar, Kâbe’nin kapısını eşiğine sığınanlar, Hacer’ül Esved’e dokunmak için birbirleriyle yarışanlar…
15- Ramazan Bereketi ve Manevi Sofra
Ramazan’da Kâbe’de açılan iftar sofralarının bereketi bambaşkadır. Sade bir sofrada buluşulur. Mükellef sofraların tadını vermeyeceği bir iftar… Çevrede herkes getirdiği küçük ikramları paylaşma derdine girer. O mütevazi küçük sofra devasa bereketli bir sofraya dönüşür. Mescit bir taraftan manevi bir sofrayı kurarken bir taraftan bereketli bir iftar sofrası müminleri ilahi neşeye ulaştırır.
16- Tesettür: Onur ve Kimliğin Renkleri
Erkekler ihramı giyerken kadınların tesettür dairesinde standart olmayan bir giyim ile hareket ederler. Tesettür giysileri farklı coğrafyalarda ve kültürlerde kadınlar kendi yerel renkleri ile gelirler. Ve tesettürün kadının onuru, şerefi, koruyucusu olduğu görülür.




