16 C
Bursa
19 Mayıs 2024 Pazar
spot_img
Ana SayfaKutsal Mekanlar"Umre" Bir Diriliş Yolculuğu

“Umre” Bir Diriliş Yolculuğu

Cidde Havalimanı’ndan Mekke’ye otobüsle giderken hep bir ağızdan; “Lebbeyk, Allâhümme Lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, İnne’l-hamde ve’nni’mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek” telbiye duasını okuduk. “Buyur (emret) Allah’ım! Emrine amadeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrine amadeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.” Kâh telbiyelerle, kâh ilahilerle, kâh salavatlarla Mekke’ye vardık.

Kâbe’yi ilk gördüğümdeki mutluluk, tarifi mümkün olmayan bir hissiyat. Zaman zaman Kâbe’yi ekranlarda görürdüm; fakat yanına varmanın kalbi neşelendiren, feyizlendiren müthiş bir hâdise olduğunu idrak ettim. Bir mü’min Kâbe’nin karşısında otursa bütün gün yerinden kımıldamasa asla bıkkınlık hissetmez, Kâbe kalbi dirilten, kalbe feyiz veren insanın kendi içine gerçekleştirdiği yolculukta mesafeler almasına vesile olan kutlu bir yer.

Henüz iki yaşına varmayan küçük kızımla beraber ailece gittiğimiz Kâbe yolculuğu zihnimizde, kalbimizde iz bıraktığı gibi kızımızın minik kalbinde ve tahayyülünde de büyük bir manevi iz bıraktı. Kâbe’yi görünce elini kaldırır dua ederdi. Kutsal topraklardan gelişimizden birkaç ay geçmesine rağmen hâlâ Kâbe diyor , Kâbe’yi ekranlarda görünce neşeye kapılıyor.

Kâbe’yi görünce, kızımı da kucağıma alarak maşukuna kavuşan âşıklar gibi heyecanla Kâbe’ye ilerledim. Ve, Kabe’ye kızımla beraber muhabbetle dokunduk. O an dua ettim Rabbime, “Kâbe’ye dokunan bu ellerimizi cehennemde yakma.”

Kâbe’ye kavuştuktan sonra, kafileyle ilk tavafımızı yaptık. Akabinde tavaf namazını kılıp, zemzem suyunu içtik. Zemzem suyunu içerken, “Allah’ım ilim, geniş rızık ve her dert ve hastalıktan şifa niyaz ederim.” duasını okuduk. Akabinde say yapmak üzere Safa ile Merve arasına gittik. Dualar okuyarak, oğlu Hz. İsmail’e su bulmak için burada sürekli koşan Hacer annemizi de düşünerek say’imizi yaptık. İhram’dan çıkmak için Umre’nin son gereğini olan saç traşını da yerine getirerek, ihramdan çıktık. Bu şekilde umremiz nihayete ermiş oldu. İlk umremizin haricinde, Cirane’de ihrama girerek Cirane umresi de yaptık.  Cenab-ı Allah, umrelerimizi kabul eylesin. Umre isteyen herkese müyesser eylesin. Âmin…

Bir gece vakti Nur Dağı’nı ziyaret ettik. Nur Dağı, heybetliydi. Bir yandan da ilk vahyin manevi ağırlığı karşısında ezilmişti âdeta. Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) bir zamanlar mütemadiyen yürüdüğü yolda yürümek mutluluk vericiydi. Yaklaşık bir saat yürüdükten sonra ilk vahyin geldiği Hira Mağarası’na girdik. İki kişinin namaz kılabileceği yer kadar büyük olan Hira Mağarası’na vardığımızda, bir genç dâvûdi sesiyle Nur Dağı’na inen, insanlığa nur olan ayetleri, Alak Sûresi’nin ilk inen ayetlerini okudu. Kâbe ile aynı hizada olan Hira Mağarası’ndan Kâbe’ye baktığımda Kabe’nin üstü aydınlıktı, sanki nur huzmeleri iniyordu.

Hz. Adem (a.s.) ve Hz. Havva’nın yeryüzünde ilk buluştukları yer olarak bilinen Arafat’a da ziyarette bulunduk. İslâm tarihinde önemli olan yerler rehberimiz tarafından anlatıldı.

Kâbe’nin etrafındaki binalarla ile ilgili zaman zaman söylenen Kâbe’den uzun binalar yapılmamalı sözüyle ilgili olarak son devrin büyük âlimlerinden Ali Ulvî Kurucu’nun “Hatıratlar” kitabında yer alan hâdise cevap niteliğinde. Yıllar önce Kâbe’ye gelen birisi, Kâbe’nin etrafındaki binalardan çok rahatsız olur, “Kâbe’ye yakın Kâbe’den uzun bir yapı olmamalı diye söylenir.” O anda karşısına biri çıkar, “Şimdi Kâbe’ye bak” der. Kâbe’ye bakınca Kâbe’nin göğe doğru yükseldiğini sonunun görünmediğini görür. Dolayısıyla, hakikat âleminde beşer elinin değdiği hiçbir yapıt Kâbe’den daha uzun olamaz.

Kabe-i Muazzama’da son tavafımızı yaptıktan sonra umre kafilesiyle Medine’ye doğru yola çıktık.5-6 saat sonra Medine’ye vardık. Salavat-ı Şerifelerle Efendimiz’in (sallalahu aleyhi ve sellem) huzuruna doğru adım adım yürüdük. Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.), “Esselatu vesselamu aleyke ya Rasulallah” diye selamlamak çok güzel bir hissiyattı. Öylesine hoşuma gitti ki, üç kere çıkıp yeniden selamlamaya girdim. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) minberi ile kabr-i şerifi arasında cennet bahçesi adı verilen yerde namaz kılmak da müyesser oldu.

Derler ki Mekke-i Mükerreme’ye Cenâb-ı Allah’ın celal sıfatı tecelli etmiştir, Medine-i Münevvere’ye Cenâb-ı Allah’ın cemal sıfatı tecelli etmiştir. Bu nedenle Mekke dağlık bir yer iken, Medine çok tatlı ve şirin bir yerdir. Medine’nin güzel bir belde olduğunu müşahede edince, sahabe efendilerimizin Medine’yi bırakıp cihad için yeryüzüne dağıldıklarını tefekkür ettim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ashabının 120.000 civarı olduğu tahmin edilmektedir, Mekke ve Medine’de medfun bulunan 10.000 civarı sahabe olduğu söylenmektedir. Sahabe efendilerimiz Medine gibi güzel bir beldeyi bırakıp Allah yolunca cihada gitmiştir ve kabirleri yeryüzüne dağılmıştır. Üstad Necip Fazıl Kısakürek der ki, “İslamiyet, kılıçla yayıldı diyen yanılır, İslamiyet aşk ile yayılmıştır.”

Uhud Dağı, ziyaretimizde orada medfun bulunan Hz. Hamza, Hz. Abdullah b. Cahş ve Hz. Musab bin Umeyr’in kabr-i şeriflerini ziyaret ettik. Rehberimiz, Uhud Savaşı ve savaşın seyrini değiştiren Okçular Tepesi hakkında bizi bilgilendirdi. Hicret sırasında inşa edilen, Küba Mescidini’de ziyaret ettik. Mescit-i Kıbleteyn ve Yediler Mescidine de ziyarette bulunduk.

Mekke-i Mükerreme’de ve Medine-i Münevvere’de namaz vakitlerinde mü’minlerin işi gücünü bırakıp, namaza gitmesi bana dirilişi anımsattı. Diriliş, namazdaydı. Namaz, dirilişin ta kendisiydi. Ne zaman ki İslam beldelerinde herkes namaz vakti namaza koşarsa o zaman ümmetin dirilişi gerçekleşir. Ümmetin dirilişini gerçekleştirmesi için, her mü’minin kendi iç dünyasındaki dirilişi gerçekleştirmesi gerekir. Umre, dirilişi anlamaya dirilişi gerçekleştirmeye vesiledir.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar

Hasan yavuz yorumladı Hamas’ın Neferleri
Rabia Selcen Albayrak yorumladı Keşke Demeseydik Keşke
Songül Arpaslan yorumladı Keşke Demeseydik Keşke
Zeliha İşlek yorumladı Keşke Demeseydik Keşke