Ana SayfaAileVahyin Pusulasında Aile: Eşlerin Hakları ve Sorumlulukları

Vahyin Pusulasında Aile: Eşlerin Hakları ve Sorumlulukları

Birbirine yabancı iki insanı nikâh akdiyle bir araya getiren, nesep ve sıhriyet bağlarıyla aileleri birbirine bağlayan bu meşru birliktelik, beraberinde hak ve sorumlulukları da getirir. Peki, ilahî yönlendirmeyle kurulan bu nikâh akdinden sonra evlilik müessesesi nasıl devam edecektir? Vahyin pusulası istikametinde eşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları nelerdir?

Bu sorulara cevap ararken önce daha temel bir meseleyle başlamamız gerekir: İnsanın kul olarak kendisini yaratan Rabbine karşı sorumlulukları nedir?

Çünkü aile hayatı, kulluk hayatımızdan ayrı bir alan değildir. Namazımızda, marufu emretme münkerden nehyetmede, helal-haram hassasiyetimizde Allah’ın emirlerine bağlı olmayı önemserken eşimizle, çocuklarımızla ve diğer insanlarla ilişkilerimizde O’nun koyduğu ölçüleri göz ardı edemeyiz. Müslümanın hayatında Allah’a kulluk ile insanlara karşı sorumluluk birbirinden kopuk değildir.

Önce Allah’ın Hakkı

Ey insanoğlu! Sen daha adı sanı anılan bir şey değilken Allah seni yarattı. Sana gözler, kulaklar ve akletmeni sağlayan bir kalp verdi. Seni yaratıp kendi hâline bırakmadı; sana doğru yolu gösterdi, resuller-nebiler gönderdi, kitaplar indirdi ve tükenecek olan ömür sermayeni en güzel şekilde nasıl kullanacağını sana bildirdi.

Peki, bütün bu nimetlerin sahibi olan Allah’ın senden istediği nedir?

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56)

عَنْ مُعَاذٍ – رضى الله عنه – قَالَ كُنْتُ رِدْفَ النَّبِىِّ – صلى الله عليه وسلم – عَلَى حِمَارٍ يُقَالُ لَهُ عُفَيْرٌ ، فَقَالَ « يَا مُعَاذُ ، هَلْ تَدْرِى حَقَّ اللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ وَمَا حَقُّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ » . قُلْتُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ « فَإِنَّ حَقَّ اللَّهِ عَلَى الْعِبَادِ أَنْ يَعْبُدُوهُ وَلاَ يُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ، وَحَقَّ الْعِبَادِ عَلَى اللَّهِ أَنْ لاَ يُعَذِّبَ مَنْ لاَ يُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا »

Resûlullah’ın (as) Muâz b. Cebel (ra)’a bildirdiği hadiste Allah’ın kulları üzerindeki hakkı şöyle açıklanır: ‘‘…Kulların Allah’a ibadet etmeleri ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaları…’’ (Buhârî- Müslim)

Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, insanın olarak hayatımızdaki bütün görev ve sorumluluklarımızı kuşatan asli kaidedir.

Zira yaratılış gayemiz olan ibadet/kulluk yalnızca belirli vakitlerde yapılan fiillerden ibaret değildir. İnsandan meydana gelen her amel, her eylem, Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın emirlerine imtisal (sarılarak) ve nehiylerinden ictinab (uzak durarak, sakınarak) ederek yerine getirilmesi gereken bir hayat nizamının cüzüdür.

Her insanın kendi menfaatini öne almak gibi bir eğilimi vardır. Bu eğilimle kendisinin hakkı olduğunu düşündüğü birçok beklenti içine girer. Örneğin, eşinden ilgi, çocuğundan saygı, çevresindekilerden anlayış bekler.

Peki, kendisi için bütün bu beklentileri bir hak-hukuk, karşısındakine ait sorumluluk çerçevesinde değerlendiren insan, acaba aile mevzuunda Rabbine karşı sorumluluğu üzerine kadar düşünür?

Öyleyse evlilikte de ilk ölçümüz, yalnızca “Ben eşimden ne bekliyorum?” sorusu olmamalı. Bunun yanında, hatta öncelikle, “Allah evliliğimde, eşime karşı bana hangi sorumlulukları yükledi?” sorusunu da sormalı.

İşte bu bakış açısı, aile hayatında hak ve sorumlulukları değerlendirirken de asli/temel hareket noktamız olmalıdır. Çünkü insan kendi beklentilerini merkeze aldığında, eşinin davranışlarını çoğunlukla kendisine sağladığı menfaate ve faydaya göre değerlendirir. İstediği ilgi gösterildiğinde memnun olur, beklentisi karşılanmadığında ise hakkının çiğnendiğini düşünür. Oysa vahyin pusulası istikametinde yaşayan bir Müslüman, yalnızca kendisine yapılması gerekenleri değil, kendisinin yerine getirmesi gerekenleri de kulluk bilinci ve sorumluluğu olarak bilir ve öğrenmeye çalışır.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da Veda haccında şöyle buyurmuştur:

أَلَا إِنَّ لَكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ حَقًّا وَلِنِسَائِكُمْ عَلَيْكُمْ حَقًّا

‘‘…Dikkat edin! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız olduğu gibi kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı vardır…” (Tirmizî)

Elbette eşler arasındaki ilişki, yalnızca nikâh akdinin getirdiği hak ve sorumluluklarla sınırlı değildir.

Eşler Yalnızca Karı-Koca Değil, Din Kardeşidir

Nikâh, eşler arasında kendine özgü haklar ve sorumluluklar doğurur. Bununla birlikte eşler, aynı zamanda Allah’a iman eden ve bu imanın gerekliliklerine riayet etmeye çalışan kimselerse, aralarındaki evlilik bağı, din kardeşliğini de beraberinde getirmektedir. Böylece eşler arasında hem din kardeşliğinden doğan hak ve sorumluluklar hem de nikâh akdinin doğurduğu hak ve sorumluluklar bulunur. O zaman birbirlerine bir Müslümanın Müslüman kardeşine davranacağı güzel ahlak hukuku da doğmuş olur.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki merhamet olunasınız.” (Hucurât, 10)

Müminlerin kardeşliği, yalnızca aynı inancı paylaştıklarını söylemekten ibaret değildir. Bu kardeşlik; başkasının hukukunu gözetmeyi, zulmetmekten sakınmayı, iyiliği istemeyi ve anlaşmazlık çıktığında düzeltme yollarını aramayı da gerektirir.

Zira Rabbimiz eşler arasındaki yakınlığı anlatırken şöyle buyuruyor:

هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ

‘‘…Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz…’’ (Bakara suresi, 187)

Bu ayet eşlerin karşılıklı yakınlığını, birbirlerini koruyup gözetmelerini ve aralarındaki bağı veciz bir benzetmeyle bize anlatmaktadır.

Öyleyse eşler, nikâh bağıyla karı-koca, iman bağıyla din kardeşidirler. Birbirlerinin örtüsü oldukları gibi Allah’a kulluk yolunda da birbirlerine yol arkadaşıdırlar. Bu yol arkadaşlığının en güzel gayesi ise Allah’ın rızasını kazanarak O’nun rahmetine ve Cennetine birlikte ulaşabilmektir.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

1 Yorum

  1. Allah razı olsun çok güzel. Özellikle şu kısım çok yol gösterici: Biz hep “eşimden ne bekliyorum” diye bakıyoruz ama “Allah benden eşime karşı ne bekliyor” diye sormayı unutuyoruz.Hepimiz zaman zaman aynı yerde takılıyoruz. Beklenti içine girince karşı tarafın yaptığı hiç yetmiyor gibi geliyor. Ama “Ben ne yapmalıyım?” diye sorunca insan rahatlıyor. Kusursuz eş yok, kusursuz evlilik de yok. Önemli olan doğru bakış açısıyla Allah ın rızasını dilemek hakklara riayet etmek. Rabbim saadetimizi iki cihanda artırsın daim etsin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar