6 C
Bursa
14 Nisan 2024 Pazar
spot_img
Ana SayfaGenelKabul Olmayan Dualar ve Tavrımız

Kabul Olmayan Dualar ve Tavrımız

Hepimiz istek ve arzuları olan insanlarız. Bizi Yaratan’dan istediğimiz, elimizi açıp dualarımızı süslediğimiz o kadar çok husus var ki. Kendime bakarak bile bundan emin olabiliyorum çünkü günün her anında ağzından duası eksik olmayan biriyim. Böyle yaşamak bana hem huzur hem güven veriyor. Yani şartlar ne olursa olsun hiç koşulsuz her an ulaşabileceğim bir gücün var olduğuna dair inancım sayesinde ruhumu ayakta tutabiliyorum galiba.

Ancak elimizi açıp istediğimiz her şey de bize verilmiyor tabii. İnsanız ya, böyle olunca üzülüyor, öyle kahırlanıyor ve karamsarlığa bürünüyor ki bazen de “Sanırım Allah beni sevmiyor” vesvesesine bile kapılabiliyoruz.

Allah’ın dualarınızı kabul edip etmemesi size olan sevgisinin bir göstergesi değildir. Bir dua kabul olmadı, istek nasip olmadı diye boyun büküp kahırlanmamak gerekir.

Değerli okurlar, şöyle düşünmeliyiz ki biz istemekle yükümlüyüz, nasip edip etmemek Rabbimize kalmış bir şeydir. En basitinden, gidin herhangi bir insandan size bir şeyler vermesini isteyin şimdi. Kabul etmez, reddederse de oturup ağlayın ve “Beni sevmiyor musun yani?” diye karalar bağlayın. Gerçekten size de bayağı mantıksız gelmiyor mu?

Genelde Allah’tan, hayrından emin olduğumuz şeyleri isteriz. “Şu iş görüşmem iyi geçsin, başka da bir şey istemem!” veya “Bu sınavdan iyi bir notla geçersem çok iyi olacak.” Tarzında, gerçekleşirse kesinlikle iyi sonuçlar doğuracağına inandığımız meseleleri dualarımıza konuk ederiz ancak işin özü tam olarak bu değildir.

Allah Teala Bakara Suresi 216. Ayetinde buyuruyor ki:

“…Aslında hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır; sevdiğiniz ve arzuladığınız bir şey de olur ki sizin için şerli ve zararlıdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

İşte tam da bu yüzden kabul olmayan dualarınıza üzülmeyi bırakmak en doğrusudur. İş görüşmeniz hiç de iyi geçmeyebilir, o sınavdan kalabilirsiniz. İstediğiniz olmayabilir, Allah bunu size nasip etmeyebilir. Bunlar hayatın içinde her daim karşılaşabileceğimiz olağan durumlardır.

Belki de o işi alabilseydiniz birkaç ay sonra maaşınız doğru düzgün yatmamaya başlayacaktı. Patronunuzla, iş arkadaşlarınızla mutsuz olacaktınız veya her sabah dünyanın en mutsuz ve memnuniyetsiz insanı olarak uyanacaktınız. “Yine mi işe gidiyorum?” diye sinirle tepecektiniz yolları. Bütün bunlar birer ihtimaldir ve bu ihtimaller Allah tarafından size illa ki gösterilmek, haber verilmek zorunda değildir. Ayette de dediği gibi, “Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

Başınıza ne gelirse gelsin bu sözlerimi unutmayın. Siz bu dünyada başı boş değilsiniz. Her anınız kudretli bir güç tarafından çoktan yazıldı, planlandı. Her an kontrol ve gözlem altındasınız. Ve inanın bu kudretli Yaratıcı sizi, sizin aleyhinize olan hiçbir durumla karşılaştırmıyor. Karşılaştırmadı ve karşılaştırmayacak da. Ne olduysa en hayırlısı o olduğu için ve ne olacaksa da en hayırlısı o olduğu için olacak. Üzülebilirsiniz, kırılabilirsiniz, hüzünlenebilir ve hatta sinirlenebilirsiniz ama unutmayın ki en iyi yol oydu. O an, o şart ve durumda sizin için olabilecek en güvenli ve hayırlı durum sizin başınıza gelendi. Olabileceğinin en mükemmeliyle ve sizin en lehinize nasıl olacaksa o şekliyle oldu.

“Ben neden böyle sorunlu bir ailede doğdum, bütün bunlar neden hep benim başıma geliyor, bunları neden ben yaşıyorum?”

Çünkü senin hayat hikayen diğerlerine, diğerlerinin hikayesi de seninkine benzemiyor. Zaten benzeseydi hayat çok sıkıcı olurdu. Bu hikaye sana özel, senin için özenle yazıldı. Her hareketin, ağzından çıkacak her bir söz senin için Yaratıcın tarafından nakış nakış işlendi.

Ve emin ol senin gözüne daha konforlu, daha rahat ve huzurlu görünen diğer insanların hikayelerinin bazı detayları seni hiç mutlu etmeyebilir. Böyle bir ailede doğdun çünkü olabileceğinin en iyisi buydu. Hayatta başına gelenler seni üzüyor olabilir ama o durumlarla dünya üzerinde yalnızca senin karşılaşmadığını bilmen gerek. İnsanı ayakta tutan biraz da bu inancıdır aslında. Allah tarafından hangi imtihanla sınanırsan sınan, “Hayırlısı buymuş” deyip yoluna bakman gerekir. İnan bana, aksi takdirde bu dünya çok da çekilecek bir yer değil. Yaşamını kendi kendine zehir etme, gerçekten değmiyor. Yolun sonuna geldiğinde gülümseyerek hatırlayacağın işler yap ve başına gelen güzelliklere ve musibetlere tepki vermen gerektiğinde her birinin imtihan olduklarını bilerek hareket et.

Senin için en hayırlısı bu. En doğrusu bu. Bunu anla, kabullen ve hayatına öyle devam et. Sana yaşama dair bir ipucu vereyim mi? Bu sır, bu ipucu zorluklarla karşılaştığın anlarda çıkarıp kullanabilmen için aklının bir köşesinde dursun.

Allah’tan çok iste. Hayırlı olarak düşlediğin ne kadar güzel şey varsa korkma ve iste! Sana bir verince de O’nun nimeti bitmez, on verince de. Emin ol.

Allah bazen o dilinden düşürmediğin duanı kabul edecek, bazen ise etmediğini göreceksin. Kabul olan duaların için çokça şükret ve sana bahşedilen nimetin keyfini sür. Ancak isteklerin sana verilmediğinde de hemen öyle ağlayıp sızlanarak kahretme kendini. “Vardır bunda da bir hayır” de ve yoluna devam et. Her anının senin en ufak zarar görmeni istemeyen Yüce bir Yaratıcı tarafından planladığını, O’nun tarafından düzenlendiğini de sakın aklından çıkarma. Duan kabul olursa bir, olmazsa bin kere sevin.

Neden mi?

Çünkü hayrın ardındaki şerri sen bilemezsin, O bilir.

“Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde, hemen umutsuzluğa kapılırlar.” (Rum, 36)

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Son Yorumlar

ummugulsumsolmaz6565@gmail.com yorumladı İnsan ve Mana
Ümmü Gülsüm Solmaz yorumladı İnsan ve Mana
Süheyla Durna yorumladı İnsan ve Mana
Rukiye yorumladı İnsan ve Mana