26 C
Bursa
15 Temmuz 2024 Pazartesi
spot_img
Ana SayfaGenelKurban Olmak

Kurban Olmak

“Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (el-Hac, 22/28),

“Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (el-Hac, 22/34).

Hz. Peygamber (s.a.v.), Kurban Bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade etmiştir (Tirmizî, Edâhî, 1 [1493]; İbn Mâce, Edâhî, 3 [3126]).

Bayramın ertesi Rabbimize edilen kurbanların tamamı henüz tam olarak yerini bulup yerleşmeden üzerine kelam etmek dikkat gerektirir.

Anlamını tam olarak idrak edemeyenlerle basit sözcük savaşları, uygunsuz ölçme biçme değerlendirmelerle konuya uzak bir saygıyla şaşmak ve şaşırtmak da olmaz.

Kuranı Kerim’de hakkında ayet-i kerime olan konularda edebe riayet etmek farzdır. Bunun olmadığı yerde konunun irdelenmesine karşı çıkıp edep sağlandıktan sonra devam edilmelidir.

İnanıp kesenlerin Rabbim kurbanlarını kabul eylesin, bereket, nimet ve hikmetlerinden rızıklandırsın.

İnanmayıp kesmeyenlere de hidayet ve edep nasip eylesin.

Sadece ekipte görünmek, yadırganmamak, onaylanmak için kesenlere de ihlas ve samimiyet ihsan eylesin.

“Onlara Âdem’in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, “Andolsun seni öldüreceğim!” dedi. O da dedi ki: “Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder.” (Maide 27)

İnsan karmaşık bir muamma, sınırsız ihtimal, sınırsız idrak, sınırsız sorgu ve yargı…

Sabit doğrular için bile esneklik oluşturmada usta olan, ahlaki değerleri incelte incelte başka bir şeye dönüştüren insandan söz ediyoruz.

Batı yakasında durup, oradan doğu yakasının tüm detaylarını anlatıp an be an doğudan, an be an batıdan sunup tam olarak yerini belli etmeyen kaygan ve kaypak bir canlı.

Her Kurban Bayramı aynı paylaşımlar gelir, aynı insan bir platformda eleştirenlere vurur, diğer platformda dahil olduğu bir hal ile kesenleri savunur.

Kimliğimizi hiç bu kadar bulanıklaştırmamıştı dünya. Her açıdan herkesin ömrünü ifşa ettiği ve herkesin hayatının bir yerlerden kontrol ve takip edildiği bir dönem daha olmamıştır bildiğimiz kadarıyla.

Kayıt altına alınmış basit eğilim ve heveslerimiz bile sürekli taze tutulup burnumuza sokulurken tam olarak sınırları kendimizce çizilmiş bir kimlik ve kişilik oluşturmak ve korumak imkansız gibi…

Sistem ve globalleşmiş hayatlar, özgün kültür ve inançları öğütüp yok etmek üzerine çalışıyor. Otomatik olarak çarklara dahil insan aslında zamanın getirilerinin kurbanı oluyor bile isteye.

Ya bu dönen renkli hayatın ışığına bir yerden tutunacak veya tamamen dışında itilmiş, ötelenmiş, garip ve zavallı yerine koyulmuş mahrumu kabullenecek.

Tek ve kolay yolu seçiyor KURBAN OLMAK kimi ne yapayım çaresizim diyerek, kimi de bile isteye seve seve kabul ederek. İnsanın kurduğu düzen menfaat odaklıdır. Sistemin üstlerine çıkıldıkça eylemlerin menfaat oranı yükselir. Aşağıda hemen hemen kişisel menfaat cüzi miktarlarda hemen hemen yok gibidir belki sadece ego tatmini ancak her basamakta katlanarak büyür bu ölçü.

Dahil olduğun her ne ise ölçmek ve araştırmak yerine kim yapıyor, kimler ne kadar çabalıyor diye bakılıyor artık. İllegal bile olsa yeterince çoğaldıysa iştirakçi sayısı bir yolunu bulup legal kategoriye dahil ediliyor. Etik ahlak kurulları sadece bilimsel işlemler için var sosyal davranış ve sosyal etkileşimde etik ahlaki kurul yok.

Ayıp anayasasından kaç yasa yoka çıktı biliyor musunuz? Arzu ve nefsani istekler listeleri nereye kadar uzadı. Peki artık “evet yapabilirsin” ölçüsünün eşiği nereye indi. Kimse durup değerleri kontrol etmiyor, kimse gidişatı gözetip sağına soluna bakmıyor. Sanki coşkulu bir düğün otobüsü dünya, ışıkları parlak, müziği çok yüksek içindekiler sarhoş, bayırdan aşağı freni patlamış uçuyor. Kimse rehavet ve keyfinden umursamıyor bile…

Arada bir gözümüze giren büyük dini görevlerimiz kaldı Ramazan-ı Şerif ki, “hastaysan tutma” ifadesinden sonra herkesin ay oruç tutarken acıkıyorum deyip bunu hastalık saymasına kadar indi. Sair zamanda aralıklı oruç ile zayıflamaya çalışırken kat kat fazla aç susuz duranlar gerçek oruçta şekeri düşen, tansiyonu şaşan acizlere dönüştü (Gerçek hastalık sahiplerine sözüm yok). Kurban bayramında da ortalığı birbirine katıp emir, hikmet, edep, din, itaat gibi ölçüleri değiştire dönüştüre, nefis için kurban oldukları sisteme sadakat ahdlerini yerine getirdiler.

Zaman zikzak çizse de istikameti bellidir, insanı akıtır. Tekerrür eden bir tarih çizgisi, damla damla döktüğü adalet hüzmesi ile öğretir. Seçtiğinsin, seçtiğinlesin. Bugün ışıltılı tahtlarda oturanlara yakın olma çaban seni geçici karanlıktan kurtaracak hissi verebilir sana ancak o ışıltılı tahtlar eğer haksızlık ve inançsızlıkla abat edilmişse fatura edilirken sendende pay alınır.

Gözü yaşlı bir dede, kalbi kırık bir anne, gün yüzü görmemiş bebe, hakkına çökülmüş kim ve ne varsa pay alan ve nemalanan herkes faturayı karı ölçüsünde öder. Hem burada hem de ilahi adaletin sert olduğu dönülmez divanda.

Tadını çıkardıklarımızın tatlarına özen gösterelim içine kan, gözyaşı, kul hakkı karışıyor mu diye, sadece zevkimiz, keyfimiz adına KURBAN OLMAYALIM nefislerimize…

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SOSYAL MEDYA

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
4,338TakipçilerTakip Et
- Reklam -spot_img

Yeni İçerikler

Şekva

Bâkiyat-ı Salihat

Nefis ile Mücadele

Son Yorumlar

Necmettin Yaşar Çetiner yorumladı İslam Hukukunun Temel İlkeleri – 2
Nisa yorumladı Biz Olmak
Saniye yorumladı Hamas’ın Neferleri
Nimet yorumladı Hamas’ın Neferleri
gülten yorumladı Hamas’ın Neferleri